Tanrısız ahlâk mümkün mü? - Ahlâkın Tanrı ihtiyacı
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Başlıktaki soruyu yanıtlamadan önce, ahlâk hassas bir konu olduğu için bu yazımda savunmayacağım iddiaları ele alarak başlamak istiyorum. Bu yazıda, ahlâklı olmak için Tanrı’ya inanılması gerektiğini iddia etmeyeceğim. Bu kanaatimce bariz bir biçimde yanlış bir iddiadır, ateistler tabii ki ahlâklı insanlar olabilir (Zuckerman, 2008). En azından ahlâkı diğer insanlara karşı sorumluluk olarak tanımlarsak. Tanrı’ya inanan insanların, ateistlerden daha ahlâklı olduklarını da iddia etmeyeceğim. Bu deneysel bir araştırma ile tartışılabilir ve felsefenin konusu değildir. Tanrı’ya inanmadan, herhangi bir dine mensup olmadan da ahlâkî yargıları kavramak elbette ki mümkündür. Ahlâkî bir sistemin kurulabilmesi için Tanrı’ya atıf yapılması gerektiğini de iddia etmeyeceğim, insan hakları beyannamesi gibi karmaşık ahlâkî sistemler elbette ki Tanrı’ya hiç atıf yapmadan kurulabilir. Buradaki odak noktam, ahlâkın doğası yani ontolojisi olacaktır.










