Psikolojide olumsuz yanıt yanlılığı, temaruz ve belirti geçerliliği: Türkiye odaklı bir gözden geçirme
Dosyalar
Tarih
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Alanyazın, psikolojik veya nöropsikolojik değerlendirmeler geçiren veya belirli bağlamlarda (örn., adli tıp) bu tür değerlendirmeler için yönlendirilen bireylerin, bildirdikleri sorunlar veya belir-tiler konusunda her zaman doğru olmadıklarını göstermektedir. Buna göre; bireyler, özellikle öznel bildirimlerde, birtakım faktörlere dayalı değerlendirmelerin sonuçlarını çarpıtan ve hatta geçersiz kılan bir yanıt tarzı sergileyebilirler. Bu faktörler arasında soruların niteliği, testin bağlamı, kişinin değerlendirme sürecindeki ruh hali ve/veya fayda sağlama güdüsü yer alabilir. Örneğin, yanıt yanlılığı olarak tanımlanan ve değerlendirme sonuçlarını çarpıtmaya yönelik olan bir yanıt tarzı, bazı kişilerin bir durumu gerçekte olduğundan daha iyi (olumlu yanıt yanlılığı), diğerlerinin ise gerçekte olduğundan daha kötü (olumsuz yanıt yanlılığı) olarak sunmasını içerebilir. Bu durum iç (örn., psikolojik fayda) ve/veya dış (örn., finansal fayda) teşvikler tarafından güdülenebilmektedir. Buradan hareketle, bariz bir dış teşvik doğrultusunda fayda sağlama amacıyla kişinin kendi psikolojik ve/veya fiziksel belirtilerini istemli olarak abartması veya bunları uydurması da bir yanıt tarzıdır ve alanyazında temaruz olarak tanımlanmaktadır. Bu bağlamda, belirti geçerliliği, bireyler tarafından sunulan (örn., öz bildirim yoluyla) belirtilerin doğruluğuna atıfta bulunmak için kullanılan bir kavramdır. Yukarıdaki bilgiler ışığında, bu gözden geçirme çalışması, yanıt yanlılığı, temaruz ve belirti geçerliliğine ilişkin uluslararası alanyazının yanı sıra Türkiye’de, Türk toplumuna yönelik veya Türkçe yazılmış çalışmalara dayanmaktadır. Bu kapsamda, DSM’deki (Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal Elkitabı) temaruz tanımı, DSM tanımına yönelik eleştiriler, yaygınlık oranları, tespit başarısızlıklarının sonuçları, alternatif tespit sistemleri, belirti geçerliliğinin değerlendirilmesi, önerilen nesnel psikometrik test türleri ve genel olarak güncel bulgular ve gelişmeler gözden geçirilmiştir. Elde edilen bilgiler ışığında önerilerde bulunulmaktadır.
The literature suggests that individuals undergoing psychological and/or neuropsychological assessments or referred for such assessments in certain contexts (e.g., medicolegal), may not always be honest about their reported problems or symptoms. Accordingly, individuals, particularly in the case of subjective self-reports, may exhibit a response style that biases or even invalidates assessment results based on a number of factors. These factors may include the nature of the questions, the context of the test, the mood of the individual during the assessment process, and/or the motive to obtain a benefit. For example, a response style defined as response bias, which is intended to distort assessment results, may involve some individuals presenting a situation as better than it actually is (positive response bias) and others presenting it as worse than it actually is (negative response bias). There may be internal (e.g., psychological benefit) and/or external (e.g., financial benefit) incentives behind this. Intentionally exaggerating or fabricating one's own psychological and/or physical symptoms in order to gain benefits motivated by an obvious external incentive is also a response style and is defined in the literature as malingering. In this context, symptom validity is a concept that refers to the accuracy of the symptoms report-ed by individuals (e.g., through self-report). In light of the above findings, this review is based on the international literature on response bias, malingering, and symptom validity, as well as studies conducted in Türkiye, targeting the Turkish population, or written in Turkish. In this context, the definition of malingering in the DSM (The Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders), criticisms of the DSM definition, prevalence rates, consequences of detection failures, alternative detection systems, symptom validity assessment, recommended objective psychometric test types, and recent findings and developments in general were reviewed. Recommendations are made in light of the findings.










