Dijitalleşen diyanet: Hibrit dinî sosyalizasyon ve otorite
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bireylerin toplumun üyesi hâline gelmesi, içinde bulunulan toplumun benimsediği norm, gelenek, görenek, ahlaki ve dinî kuralların içselleştirilmesiyle mümkün olmaktadır. Sosyalizasyon olarak ifade edilen bu süreç, bireylerin sosyal çevreleriyle kurdukları etkileşimler aracılığıyla ilerlemektedir.1 Bu süreçle birlikte çeşitli sosyal davranış kalıpları özümsenir ve bu edim bireyin yaşamı boyunca devam eder.2 Böylece, birey ve içinde yaşadığı toplum bütünleşir ve topluma uyum sağlamış olur.3 Bu bütünleşme ve uyum aşamaları çeşitli gruplara ayrılabilmektedir. Bunlardan biri nesnel ve öznel sosyalizasyondur. Nesnel bakış açısıyla sosyalizasyon, “toplumun kültürünün bir kuşaktan diğerine geçirildiği ve bireyin, örgütlenmiş sosyal yaşamın kabul edilmiş ve onaylanmış yollarına uyarlandığı bir süreçtir.” Öznel açıdan sosyalizasyon ise “bireyin çevresindeki kişilere uyarlanması sırasında bireyde cereyan eden bir öğrenme sürecidir.”4 Diğer bir ayrım ise aslî ya da birincil ve talî ya da ikincil sosyalizasyondur. Birincil sosyalizasyon, “bireyin çocukluk döneminde başından geçen ve onu toplumun bir üyesi haline getiren ilk sosyalizasyondur.” İkincil sosyalizasyon ise, hâlihazırda “sosyalleşmiş olan bireyi kendi toplumunun nesnel dünyasındaki yeni kısımlara” dâhil eden bir sonraki süreçtir...










