İslam dünyasında beyin ölümü: Yasal düzenlemeler ve resmî dini otoriteler üzerine karşılaştırma ve analiz

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Araştırma projeleri

Organizasyon Birimleri

Organizasyon Birimi
İslami İlimler Fakültesi
Köklü bir geçmişe sahip olan İslami İlimler, güçlü bir gelenek oluşturmuştur. Bu gelenek içerisinde, akıl ile vahiy, fizik ile metafizik arasında uyum sağlanmıştır. Ne var ki modern dönemde bu uyum bozulduğu için daha önce var olmayan dinî , hukukî, itikadî, sosyal, psikolojik vb. pek çok problemle karşılaşılmıştır. Bu problemlere çözüm üretilmesi, din ile dünya arasındaki uyum ve yakınlaşmanın yeniden tesisini gerektirmektedir. Bu da İslami ilimlerde nitelikli çalışmalar yapmakla mümkündür.

Dergi sayısı

Özet

Yirminci yüzyılda tıp teknolojisindeki ilerlemeler ve 1968 yılında beyin ölümünün tanımlanması, ölümün tespiti tartışmalarında bütün dünyada bir dönüm noktası olmuştur. Beyin ölümü tanımlanmadan önce ölüm teşhisinde kullanılan kalp ve solunum temelli ölüm kriterlerinin yanında nörolojik kriterlerin de ortaya çıkması, Batı’da olduğu gibi İslam dünyasında da hukuki ve fıkhî tartışmaları beraberinde getirmiştir. Bu makale, beyin ölümünün ölüm kriteri olarak kabulü ve kadavradan organ nakli meselelerinin resmî dini merciler ve yasal mevzuatlar tarafından nasıl ele alındığını beş İslam ülkesi (Türkiye, Suudi Arabistan, İran, Mısır ve Malezya) bağlamında karşılaştırmalı olarak incelemektedir. Çalışmada ilgili mevzuat, fetva metinleri ve ikincil literatür metin analizi yöntemi kullanılarak nitel bir yaklaşım benimsenmiştir. Araştırma sonucunda incelenen ülkelerin büyük çoğunluğunda resmî fetva kurullarının ve devlet otoritelerinin beyin ölümünü tanıma eğiliminde olduğu görülse de yasalaşma süreçlerinde, teşhis protokollerinin uygulanması gibi konularda belirgin farklılıkların olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca hukuki ve dini meşruiyetin sağlanmasının toplumun farklı hassasiyetleri sebebiyle kadavradan organ bağışı oranlarını artırmada tek başına yeterli olmadığı sonucuna varmıştır.

The advancement of medical technology in the twentieth century and the definition of brain death in 1968 marked a turning point in debates over the determination of death worldwide. Prior to the formal definition of brain death, the emergence of neurological criteria alongside the cardiopulmonary standards traditionally employed in the determination of death gave rise to legal and jurisprudential debates in the Islamic world as much as in the West. This article comparatively examines how the acceptance of brain death as a criterion of death and the question of cadaveric organ transplantation have been addressed by official religious authorities and legal frameworks in five Muslim-majority countries: Turkey, Saudi Arabia, Iran, Egypt, and Malaysia. This study adopts a qualitative approach, employing textual analysis of relevant legislation, fatwa documents, and secondary literature. The findings indicate that while official fatwa councils and state authorities in the majority of the countries examined tend toward the recognition of brain death, significant variation persists in the processes of legalization and in the implementation of diagnostic protocols. The study further concludes that securing legal and religious legitimacy has not, on its own, proven sufficient to increase cadaveric organ donation rates, due to varying social and cultural sensitivities.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

İslam Hukuku, Beyin Ölümü, Organ Nakli, Karşılaştırmalı Hukuk, Biyoetik, Islamic Law, Brain Death, Organ Transplantation, Comparative Law, Bioethics

Kaynak

İslam Medeniyeti Araştırmaları Dergisi

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Karapınar, M. (2026). İslam dünyasında beyin ölümü: Yasal düzenlemeler ve resmî dini otoriteler üzerine karşılaştırma ve analiz. İslam Medeniyeti Araştırmaları Dergisi, 1-23. https://doi.org/10.20486/imad.1912536

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren