Deniz yetki alanlarının sınırlandırılması ve coğrafyanın üstünlüğü ilkesi: Türk deniz yetki alanlarının belirlenmesine yansımaları

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

İbn Haldun Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Araştırma projeleri

Organizasyon Birimleri

Dergi sayısı

Özet

Birleşmiş Milletler (BM) çatısı altında gerçekleştirilen ve Türkiye'nin aktif olarak katıldığı konferanslar neticesinde yazılı hâle getirilme çabalarına konu olmuşsa da uluslararası deniz hukuku, örf ve adete dayalı bir niteliğe sahiptir. Uluslararası deniz hukukunun alt dallarından olan deniz yetki alanlarının sınırlandırılması hukuku, açık ve belirli yazılı kurallar içermemekle birlikte yargı kararları ile şekillenmiştir ve şekillenmektedir. Bu çalışmayla, uluslararası yargı makamlarınca verilmiş kararlar ile meydana gelen hakkaniyete uygun bir sınırlandırmanın aşamalarıyla, bu aşamalarda gerekli olan ve sınırlandırmada ele alınan "ilgili/özel unsurlar", bunlar arasında coğrafyanın hakkaniyet terazisinde diğer ilgili/özel unsurlara göre ağır bastığını geniş anlamı itibariyle ifade eden "coğrafyanın üstünlüğü" ilkesi incelenmiştir. Bu doğrultuda; devletin deniz yetki alanının mevcut olabilmesi adına denize kıyısının olması gerektiği, karada mevcut olan egemenliğin ancak kıyı vasıtasıyla denizlere sâri kılınabileceği, denizde egemenlik için üstünlük atfedilen coğrafyanın kıyı coğrafyası olduğu, hakkaniyete uygun sınırlandırmanın kıyı coğrafyasına uyan bir sınırlandırmayla söz konusu olabileceği yargı kararlarıyla sabit biçimde incelenmiştir. Bu kapsamda, ilgili unsur coğrafya olarak ilgili kıyı şeridinin uzunluğu, şekli ve karşılıklı/bitişik kıyıların birbirine göre nasıl konumlandığı ile adaların varlığı gibi faktörlerin dikkate alınarak salt geometri ile çizilen geçici hattın hakkaniyete uyarlanmasında ve hakkaniyete uyarlanan alanın hakkaniyete uygunluğunun orantılılık testiyle sınanmasında kıyı coğrafyasının temel bir dinamik olduğu, deniz yetki alanlarının sınırlandırılması ve coğrafyanın üstünlüğü ilkesi itibariyle, yargı kararları temelinde ele alınmıştır. Çalışmayla, deniz yetki alanlarının sınırlandırılması ile coğrafyanın üstünlüğü ilkesinin teorik yönü ve Türk deniz yetki alanlarının belirlenmesine yansımaları bakımından pratik yönü bu alanlardaki uygulamalar ve kıyıdaşlar arasındaki uyuşmazlıklar tespit edilerek değerlendirilmiştir. Sonuçta çalışmamızla, Türk deniz yetki alanlarının belirlenmesinde mevcut ve muhtemel ihtilaflar yönünden "coğrafyanın üstünlüğü ilkesi"ne uygun sınırlandırmanın hakkaniyete uyarlılığının olduğuna ilişkin tespit ve değerlendirmelerde bulunulmuştur.

The International Law of the Sea remains largely customary, although it has been the focus of codification efforts at United Nations (UN) conferences in which Türkiye has actively participated. Maritime Boundary Delimitation Law, a sub-branch of the International Law of the Sea, has no clear written rules and instead has been shaped by judicial decisions. This study has examined the stages of an equitable delimitation of maritime jurisdiction as decided by international judicial decisions, including the consideration of "relevant/special circumstances" in delimitation. Among these circumstances, "geography" as a relevant circumstance, outweighs other relevant/special circumstances in the balancing up of equities. It has been consistently demonstrated through judicial practice that for a state to possess sovereignty over maritime jurisdiction, it must have a "coastline"; sovereignty over land can only extend to the seas through the coast, and coastal geography is given primacy. An equitable delimitation aligns with the most appropriate delimitation for the coastal geography. In this context, coastal geography plays a vital role as a dynamic factor in adapting the provisional line, drawn purely by geometry, to equity; and in testing the proportionality of the equitably adjusted area. Thus, this study discusses the primacy of geography in the delimitation of maritime jurisdictions based on judicial practice. This study evaluates both the theoretical aspects of the delimitation of maritime jurisdiction and the primacy of geography, as well as their practical implications on the delineation of Turkish maritime areas, identifying current practices and disputes among the parties concerned. In conclusion, this thesis has demonstrated that the primacy of geography aligns with equity to a proportional extent in the delimitation of Turkish maritime jurisdiction.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Coğrafya, Hakkaniyet, İlgili Unsur, Orantılılık, Ortay Hat, Sınırlandırma, Delineation, Equidistance Line, Equity, Geography, Proportionality, Relevant Circumstances

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Ertan, Y. (2024). Deniz yetki alanlarının sınırlandırılması ve coğrafyanın üstünlüğü ilkesi: Türk deniz yetki alanlarının belirlenmesine yansımaları. (Yüksek lisans tezi). İbn Haldun Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, İstanbul.

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren