Haliloğlu, Nagihan

Yükleniyor...
Profil fotoğrafı
E-posta Adresi ORCID Profili WoS Profili Scopus Profili YÖK Araştırmacı Profili Google Akademik Profili TR-Dizin Profili SOBİAD Profili Web Sitesi

Araştırma projeleri

Organizasyon Birimleri

Organizasyon Birimi
İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü
Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü’nün vizyonu, özellikle Avrupa ve Orta Doğu dillerinde yazılmış eserleri hem birbirleriyle hem de Türk Edebiyatı’yla mukayese ederek, medeniyetlerin geçişkenliği hakkında bilgi üretmek ve farkındalık yaratmaktır. Eleştirel bakış açısının temel alınacağı Bölümde, edebiyat, dil, kültür, sinema alanlarındaki gelişmeleri yakından takip edip, tartışmalara katkı sağlayacak bilim insanları yetiştirmeyi hedeflemektedir.

Adı Soyadı

Nagihan Haliloğlu

İlgi Alanları

Area Studies Social Sciences , Religion Literature Government & Law

Kurumdaki Durumu

Aktif Personel

Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 8 / 8
  • Yayın
    [Book Review]: "Modernism, Empire, World Literature"
    (Oxford University Press, 2022) Haliloğlu, Nagihan; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü
    Readers approaching a book entitled Modernism, Empire, World Literature will have their own understanding of what ‘modernism’ and ‘world’ mean in relation to ‘literature’. A quick look at the book’s contents page reveals that for Joe Cleary, the world is comprised of England, Ireland, and the USA, with the Caribbean thrown in to round up the ‘empire’. The volume is divided into chapters that offer what seem, at least to this reader, to be separate and well-informed expositions of works of literature such as The Golden Bowl (1904), The Waste Land (1922), Ulysses (1922), The Great Gatsby (1925), and Long Day’s Journey into the Night (1956), with Omeros (1990) providing the imperial coda at the end. ‘Empire’, as described in the book, is a burden that England has relinquished to the USA, a crown that sits uneasily on the usurper’s head. Modernism, Empire, World Literature operates on the centre–periphery binary...
  • Yayın
    [Book Review]: "E. Khayyat, Istanbul 1940 and Global Modernity: The World According to Auerbach, Tanpinar, and Edib"
    (İlmi Etüdler Derneği, 2020) Haliloğlu, Nagihan; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü
    [No Abstract Available]
  • Yayın
    Parsing a neighborhood palimpsest: The case of Balat
    (Indiana University Press, 2022) Haliloğlu, Nagihan; Haliloğlu, Nagihan; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü
    This paper explores how layers of history can be parsed in a neighborhood through narrative analysis, using Balat, an old quarter of Istanbul, as a case study. The study tests the relevance of several methodologies and concepts, including palimpsest, chronotope and heterotopia, to see whether local, Constantinopolitan iterations of these ways of reading can be marshalled instead. To that end, it has recourse to Ahmet Hamdi Tanpınar's extensive writing on Istanbul to expand on concepts such as terkip, macera and buhran. These concepts are traced backwards and forwards in time to see how they apply to different writers' work on Istanbul/Constantinople through the ages, such as Odo of Deuil, Evliya Çelebi, John Ash and Orhan Pamuk. This comparative exercise reveals an affective bond between the writers, one that favors imperial melancholia and nostalgia. The contemporary nostalgia/melancholia affect is then shown to be either savored or shunned by Istanbulites and visitors, as they make use of this poetics of the past as cultural capital, they may invest in for use on social media today.
  • Yayın
    Ling Ma’nın Kopuş romanı örneğinde bir ‘Erken Uyarı Sistemi’ olarak kadın yazını
    (Monograf, 2022) Haliloğlu, Nagihan; Haliloğlu, Nagihan; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü
    Bu makale, Ling Ma’nın 2018 tarihli romanı Severance’ın spekülatif kurgu çerçevesinde güncel kimlik ve anlatı meselelerini nasıl ele aldığını incelemektedir. Roman paralel bir geçmiş tahayyülüyle, 2011 senesinde New York’ta yaşanan bir pandemide şehrin son günlerini gözlemleyen ve fotoğraflayarak arşivleyen göçmen bir kadının deneyimlerini merkeze alır. Romandaki pandemi, Shen Ateşi, Covid-19’a çok benzemektedir ve şehirli göçmen kadın için şehrin kendini ‘belli ettiği’ bir kriz anı yaratır. Çin göçmeni kahramanımız Candace’tan şehirdeki pek çok ‘sağlıklı’ insanın daha hastalığa yakalanmadan Shen Ateşi semptomlarını taşıdığını öğreniriz. Bu semptomların en önemlisi hastanın aynı hareketi üst üste tekrar etmesidir. Hayatı tekrardan oluşan şehirliler için ‘sağlıklı’ ve ‘hasta’ kategorileri daha pandemi New York’a gelmeden birbirine karışmıştır. Ma romanıyla kadınların bu makalenin ‘erken uyarı sistemi’ olarak adlandırdığı yetilerine dikkat çeker. Fakat roman hakkında fazla konuşulmaması ve romandaki karakterin deneyimlerinin göz ardı edilmesi bize bu sistemin bir müddet daha dikkate alınmayacağının haberini vermektedir.
  • Yayın
    The failed asabiyya and cultural suicide in Michel Houellebecq's submission [extended abstract]
    (İlmi Etüdler Derneği, 2021) Haliloğlu, Nagihan; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü
    Since 1994, contemporary French novelist Michel Houellebecq has been offering projections for the future where the European culture and way of life come to an end. The aim of this article is to analyze his 2015 novel Submission using concepts developed by Ibn Khaldun and to show what kind of a political project Houellebecq’s novel serves. Europe, or the Occident as Houellebecq likes to put it, as described in his novels is always being threatened by barbarians at the gates, and these barbarians almost always come from the Mediterranean. With refugee crises, Europe has indeed become wary of Mediterranean passages, and Houellebecq describes how the sea has become an uncontrollable border. Houellebecq’s novels always invite us to question the borders of the Mediterranean. This article studies the novels of a French author who claims the Greeks and the Romans as his heritage through the work of Ibn Khaldun, another author of Mediterranean heritage this time from Andalusia. In this sense, studying Houellebecq with Ibn Khaldun contributes to the discipline of provincializing Europe.
  • Yayın
    Michel Houellebecq’in Teslimiyet romanında asabiyet bozumu ve kültürel intihar
    (İlmi Etüdler Derneği, 2021) Haliloğlu, Nagihan; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü
    Bu makale; İbn Haldun’un asabiyet, mülk ve hanedan kavramlarını tahlil birimleri olarak kullanıp Michel Houellebecq‘in Teslimiyet romanındaki karşılıklarını tespit etmektedir. Makalenin amacı; Müslüman Akdenizli bir düşünürün kullandığı kavramların günümüzde beyaz Akdenizli bir yazarın romanlarında ne kadar geçerli olduğunu inceleyip Beyaz Avrupa‘yı taşralaştırırken bir yandan da sürekliliklere dikkat çekmektir. Bu bakımdan kullanılan yöntem, karşılaştırmalı edebiyat olarak nitelendirilebilir. Makale, İbn Haldun’un asabiyet, mülk, hanedan kavramlarını merkeze almakla beraber Kuzey Avrupa’nın taşralaştırılmasını Dipesh Chakrabarty, Akdeniz’deki alışverişleri de Fernand Braudel’in kavramsal desteğiyle inceler. Houellebecq yazınının tümünde Akdeniz’i yabancı unsurların giriş yaptığı tekinsiz bir sınır olarak kurgular. Teslimiyet’te Akdeniz’den gelen yabancı unsur Müslümandır ve Müslüman bir aday Fransa’da devlet başkanı olur. Romanın anlatıcısı François Fransa’nın bu ‘çöküş’ünü ve kültürel intiharını beyaz sınıflar arasındaki dayanışma eksikliğine, beyazların Mağripli göçmenlerin kültürünü benimsemedeki gönüllülüklerine bağlar ve başa geçecek Mağrip kökenlilerin yakında beyaz Fransızların düştüğü aynı hatalara düşeceğinin sinyallerinden bahseder. Houellebecq’in anlatıcı üzerinden okurla paylaştığı tüm bu gözlemler İbn Haldun’un Mukaddime’sindeki döngüsel sosyal hareketlerin devinimleriyle örtüşmektedir.
  • Yayın
    Türk edebiyatının yurtdışında temsili hakkında bir soykütüğü denemesi
    (Istanbul University Press, 2024) Haliloğlu, Nagihan; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü
    2023’ün son günlerinde katıldığım bir tez savunmasında jüri üyeleri yakın zamanda okudukları romanlardan bahsederken konu Elif Shafak’a geldi. Hocalardan biri yirminci sayfadan sonra romanı okumakta zorlandığını, yapay zeka tarafından yazılmış bir metin okuduğu hissine kapıldığını söyledi. Elif Shafak’ın en başından beri yurtdışı pazarına dönük olan yazınının geldiği en son nokta, yaşadığı ülke İngiltere’de en çok rağbet gören sosyal meselelerin AI tarafından yorumlanması olarak değerlendirilen bir roman. Uzun süre dünya edebiyatında Türkiye’yi ve hatta “Doğu”yu temsil eden (Rustin, 2014), bölgeyi bilmeyen Avrupalılara buraları şerh eden bir yazar olarak isim yapan Shafak öyle “uluslararasılaştı” ki, 2010’ların sonuna kadar “bir Türk kadını olarak ben…” mealinde yazdığı yazıları elden ele dolaşan yazarın ismi şu anda Wikipedia sayfasında “Britanyalı Türk” yazar olarak geçiyor...
  • Yayın
    Cloning and nausea in the Possibility of an Island
    (İbn Haldun Üniversitesi, 2021) Haliloğlu, Nagihan; Haliloğlu, Nagihan; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü
    This paper investigates the physical and metaphorical meanings of nausea in Michel Houellebecq’s The Possibility of an Island. Through the trope of cloning, Houellebecq likens the human body to a ship, and conflates existential nausea with nausea caused by inhabiting a body. The future clones of the narrator Daniel inhabit a world of ‘neohumans’ that are clones like themselves, and old-style, barbaric humans. Neohumans change their bodies through cloning, which after a while give them ship-sickness, or nausea. Daniel’s nausea is shaped by his relationship with the Mediterranean throughout. The novel asks the question ‘What happens to human consciousness when the body keeps changing and the white male body is propagated into the future?’ Thus, the novel works as an allegory for the way the Mediterranean functions today both as a curative and lethal space for European endeavor.