Kaplan, Hasan
Yükleniyor...
Araştırma projeleri
Organizasyon Birimleri
İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Felsefe Bölümü
Bölüm, uluslararası standartlarda nitelikli bilgi üretmeyi, özellikle İslam felsefesi, Türk düşüncesi ve fenomenoloji geleneğini merkeze almayı ve bu meyanda felsefi bilgi üretilmesini amaçlamaktadır. Batı'da gelişen felsefenin soy kütüğünde sadece Yunan, Helenistik ve Hıristiyan değil, İslam felsefi mirası da yer almaktadır.
Adı Soyadı
Hasan Kaplan
İlgi Alanları
Kurumdaki Durumu
Pasif Personel
7 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 7 / 7
Yayın Din ve ahlak birbiriyle nasıl ilişkilidir? Kısa bir literatür incelemesi(ASOS Eğitim Bilişim, 2018) Özel, Hilal; Kaplan, Hasan; Kaplan, Hasan; İslami İlimler Fakültesi, Temel İslam Bilimleri BölümüDin, dinî inanç ve dindarlık ahlaki duygu, düşünce ve davranışın neresindedir? Dini inanç ahlak üzerinde etkili midir? Dindar olmak aynı zamanda ahlaklı olmak anlamına gelir mi? Ya da tersinden bakacak olursak, dindar olmamak ya da Tanrı inancı taşımamak ahlaksız olmak anlamına gelir mi? Din ve ahlak ilişkisiyle ilgili klasik teorilere bakıldığında, dinin ahlakı pekiştiren ve bireyin olumsuz duygularını bastırmasını sağlayan bir olduğu ifade edilebilir. Fakat deneysel çalışmalar bu teorilerden farklı ya da zıt sonuçlar doğurabilmektedir. Hem din hem de ahlak karmaşık bileşenlere sahiptir ve bu bileşenlerin birbiriyle farklı kombinasyonları sonucu farklı din-ahlak ilişkileri ortaya çıkmaktadır. Din ve ahlak ilişkisi üzerine yapılan araştırmaların detaylı olarak incelenmesi bundan sonraki çalışmalara ışık tutacak olması bakımından önemlidir. Çalışmamızda, İngilizce literatürde yer alan çeşitli din-ahlak ilişkilerini ele alan çalışmalar incelenmiş olup herhangi bir deneysel çalışma yürütülmemiştir. Çalışmamızda; önce ahlakın tanımını ve kapsamını açıkladıktan sonra dört farklı din-ahlak ilişkisi tespit ederek incelediğimiz literatürü toplamda beş kategoriye ayırdık. Tespit edilen bu dört din-ahlak ilişkisine göre; din ahlakı olumlu etkiler, din ahlakı olumsuz etkiler, din ile ahlak birbirinden bağımsızdır ve din ile ahlak arasındaki bağlantı karmaşıktır. Bu çalışmanın tezi; hem dinin, hem de ahlakın çok boyutlu (multidimensional) bir yapılarının olmasından dolayı, dinin ahlak üzerinde olumlu, olumsuz ve karmaşık etkilere sahip olmasıdır.Yayın Psikotarih yöntemi ve tarihi kahramanlar üzerine düşünmek(Sakarya Üniversitesi, 2018) Demirel, Serdar; Kaplan, Hasan; İslami İlimler Fakültesi, Temel İslam Bilimleri BölümüAntik bir bilim olan tarihle ahir zaman bilimi olan psikolojinin yolları nerde, ne zaman ve nasıl kesişti? Psikotarih ve psikobiyografiyi tarihsel gelişimi, konuları ve içerdiği tartışmalar açısından ele alan bu bildiri, Batı’dan Lenardo da Vinci, Doğu’dan Hz. İbrahim ve “Haniflik” örneği üzerinden hareketle, belirsizlikler içeren bazı tarihi olaylara psikolojik kuramlar ve araştırmalar ışığında bakıldığında çözümlenebildiğini ileri sürmektedir. Tarihçiler bireyleri, grupları, yazılı dökümanları ve sözel aktarılan haberleri ele alırken ve olayları açıklarken geleneksel olarak objektif siyasi, ekonomik, askeri ve sosyal faktörleri dikkate alırlar. Psikotarih yöntemi bu geleneksel anlayıs?a yeni bir perspektif kazandırmaktadır. İnsan davranışını harekete geçiren saiklerle (motivasyon) ilgilenen psikotarih geçmişi incelerken, gözden kaçan, ihmal edilmiş? veya bilinçli olarak görmezlikten gelinmiş? problem ve konulara, özellikle insanı ve insan gruplarını motive eden unsurlara yoğunlaşır. Kısaca, insanın ruhsal ekolojisi ve bununla ilintili olarak toplumsal ve kültürel paradigmanın değişimine ve dönüşümüne ilişkin çok sayıda anlamlı eserin ortaya çıkmasına vesile olan psikotarih yöntemi, tarih bilimine farklı bir felsefi anlam yükleyerek geçmişin dinamiklerine yönelik anlayışımızı zenginleştirmektedir.Yayın Güncel inanç problemleri(Din İşleri Yüksek Kurulu, 2018) Kaplan, Hasan; Kaplan, Hasan; İslami İlimler Fakültesi, Temel İslam Bilimleri BölümüDiyanet İşleri Başkanlığı, Din İşleri Yüksek Kurulu tarafından düzenlenen bu istişare toplantısında yaptığım sunumda güncel inanç problemleri insan doğası çerçevesinde ele alınmıştır. İnsan gelişiminde çocukluk, ergenlik ve gençlik evreleri anlatılmıştır. İnsan doğasının( fıtrat) gelişimsel yönü özet bir şekilde sunularak son zamanlarda popüler bir konu haline gelen deizm konusu ergenlik krizi çerçevesinde açıklanmıştır. Gelişen iletişim teknolojisi sayesinde günümüzde ergenlerin ve gençlerin ciddi bir inanç krizi yaşadığı, yaşanan bu krizin insanın gelişen doğası bakımından normal bir geçiş süreci olduğuna dikkat çekilmiştir. Ayrıca söz konusu bu kriz bilinçli bir şekilde mikro ve makro seviyede ele alınarak psikolojik, sosyolojik ve pedagojik teori ve pratikler ışığında incelenmesinin gerekliliği ve gençlerin geçirdiği bu inanç krizi sebebiyle dışlanmaması ve yadırganmaması gerekliliği vurgulanmıştır.Yayın Paydaşları bakımından palyatif bakım merkezlerinde yürütülen manevi destek hizmet uygulaması üzerine bir araştırma(Diyanet İşleri Başkanlığı, 2018) Kaplan, Hasan; İslami İlimler Fakültesi, Temel İslam Bilimleri Bölümü; İslami İlimler Fakültesi, Temel İslam Bilimleri BölümüDünyadaki olumlu gelişmelere paralel olarak, ülkemizde de palyatif bakım konusunda ki duyarlılık her geçen gün çok yönlü bir şekilde artmakta, palyatif bakım merkezlerinin niceliği ve niteliği gelişmektedir. Diyanet işleri Başkanlığı ve Sağlık Bakanlığı arasında 3 yıl önce gerçekleştirilen “hastanelerde manevi destek hizmeti” protokolü bu olumlu gelişmelerin en son örneklerinden biridir. Türkiye’de sağlık hizmetleri bağlamında bir devrim sayılacak nitelikte olan bu manevi destek hizmeti üç yıldır seçilmiş bazı hastanelerin özellikle palyatif bakım merkezlerinde uygulanmaktadır. Birçok açıdan tartışma konusu olan bu uygulamanın, başından itibaren medyada ve mesleki örgütler nezdinde hem olumlu hem de olumsuz yankıları olmaktadır. Özellikle geleneksel olarak profesyonel sağlık hizmetlerini yürüten sağlık çalışanlarının ( hekim, hemşire, hasta bakıcı vb.) bir kısmının bu yeni gelişmeye karşı çeşitli mesleki çekincelerden dolayı mesafeli ve tereddütlü bir tutum sergilediği bilinmektedir. Bu araştırma yukarıda kısaca işaret edilen tartışmalara neden olan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın üç yıldır bazı hastanelerde sürdürdüğü Manevi Destek hizmetlerini ele almakta ve şu iki soruya cevap aramaktadır: Manevi Destek hizmetleri genel palyatif bakım hizmetlerine ne derece entegre edilebilmiştir? Manevi Destek hizmetleri hasta ve yakınları açısından ne derece benimsenmiştir? Bu araştırma sorularına Manevi Destek hizmeti uygulamasıyla direk veya dolaylı ilgili paydaşlar; birey-birim ve kurumlar dikkate alınarak üç ayrı çalışmayla cevap aranmıştır: İlk çalışma, bir Manevi Destek uzmanı olarak katılımcı gözlemci sıfatıyla yaptığım gözlemleri ve palyatif bakım merkezi olan hastanelerde Manevi Destek hizmetlerini yürüten Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı on manevi destek uzmanıyla yapılan görüşmeleri içermektedir. İkinci çalışma, hastane yönetimi ve çalışanlarıyla ( özellikle palyatif bakım ünitesi çalışanları) yapılan görüşmeler; üçüncü çalışma da hasta ve yakınlarıyla yapılan görüşmeleri içermektedir. Bu bildiride her üç çalışma sonucu elde edilen bulgular sunulacaktır.Yayın Günümüz gençliğinin anlam arayışını Haniflik kavramı üzerinden okumak(Diyanet İşleri Başkanlığı, 2018) Kaplan, Hasan; Kaplan, Hasan; İslami İlimler Fakültesi, Temel İslam Bilimleri Bölümüİnsan gelişiminde ergenlik ve gençlik dönemi insanın doğası (Fıtrat) gereği hassas, değişken, çalkantılı ve stresli bir süreçtir. Çocukluktan yetişkinliğe uzanan yolda sancılı bir geçiş olan bu süreçte birey hem fiziksel hem duygusal hem de zihinsel olarak hızlı bir büyüme yaşar. Hem gençlerin kendisi için hem de aileleri için çeşitli ruhsal ve toplumsal gerginlik, taşkınlık, bunalım, çalkantı ve stres kaynağı olan bu gelişim, değişim ve dönüşüm süreci fıtri ve evrensel bir fenomendir. Yani niteliksel olarak çeşitli farklılıklar arz etse de hemen hemen her kültürde mevcuttur ve insanlık tarihi kadar eskidir. Bu gelişim, değişim ve dönüşüm sürecinin gençlerin ve yakınlarının hayatına yansıyan çeşitli sonuçları vardır; örneğin uyku ve yemek düzeninde bozulma, riskli davranış eğiliminin artması, otoriteyle çatışma /ebeveynle ters düşme, akran baskısı ve âşık olma gibi hem bireyin kendisini hem de içinde bulunduğu sosyal ortamları (Aile, sınıf) zor durumda bırakan durumlar ortaya çıkar. Ortaya çıkması muhtemel riskli sonuçlardan biri de gençlerin inançla ilgili sorgulamalarıdır. Özellikle son zamanlarda mütedeyyin ve muhafazakâr aileleri endişelendiren bu türden sorgulamaları ele alan bu çalışmada söz konusu problem hem psikolojik hem de dini referanslar üzerinden incelenecektir. Bu bağlamda özellikle de “Hanif” kavramı üzerinden bir okuma yapılarak, Kur’an-ı Kerim’de 12 ayrı yerde geçen bu kavramın lengüistik ve tarihsel çözümlemeleri yapılarak ergenlik ve gençlik psikolojisiyle örtüşen unsurları tartışılacaktır.Yayın Çocuk ve gençlerde değer eğitimi(Sultangazi İlçe Müftülüğü, 2018) Kaplan, Hasan; Kaplan, Hasan; İslami İlimler Fakültesi, Temel İslam Bilimleri BölümüSultangazi Müftülüğü personeline hitap eden bu konuşmada insan gelişiminde çocukluk, ergenlik ve gençlik evreleri anlatılmıştır. İnsan doğası ( fıtrat) detaylıca işlenmiş, dini inanç ve maneviyatın insan doğasındaki yeri etraflıca ve derinlemesine açıklanmıştır. Daha sonra değerler eğitimini içeren hususlar insan doğasıyla (fıtrat) ilişkilendirilerek anlatılmıştır. Son zamanlarda popüler bir konu haline gelen deizm konusu ergenlik krizi çerçevesinde ele alınarak açıklanmıştır. Gelişen iletişim teknolojisi sayesinde günümüzde ergenlerin ve gençlerin ciddi bir inanç krizi yaşadığı, yaşanan bu krizin insanın gelişen doğası bakımından normal bir geçiş süreci olduğuna dikkat çekilmiştir. Ayrıca söz konusu bu kriz bilinçli bir şekilde mikro ve makro seviyede ele alınarak psikolojik, sosyolojik ve pedagojik teori ve pratikler ışığında incelenmesinin gerekliliği ve gençlerin geçirdiği bu inanç krizi sebebiyle dışlanmaması ve yadırganmaması gerekliliği vurgulanmıştır.Yayın Gençlerde inanç krizi(Çukurova Üniversitesi, 2019) Kaplan, Hasan; Kaplan, Hasan; İslami İlimler Fakültesi, Temel İslam Bilimleri BölümüBu bildiri, deizm etiketiyle üzerinde oldukça fazla olumsuz spekülasyon yapılan gençlerin dini yönelimlerinin aslında kendini mikro seviyeden makro seviyeye doğru çeşitli form ve içerikle ifade eden bir inanç krizi olduğu tezini ileri sürer. Genellikle Kelam, felsefe ve sosyoloji gibi makro seviyelerde ele alınan bu kriz, özünde insanın gelişimsel doğasıyla ilgili içeren normal psikolojik bir durumdur. İnsan fıtratı gereği hem bedenen hem de ruhen gelişen, değişen ve dönüşen bir varlıktır. Bu gelişim, değişim ve dönüşüm süreci çeşitli riskler ve fırsatlar içeren bir büyüme krizidir. Bu genel büyüme krizinin bir alt boyutu olan inanç krizi bir taraftan şekilcilik, taklit ve fanatizm gibi dini yozlaşma biçimlerinden sıyrılma, fıtrata uygun içselleştirilmiş olgun bir dini/manevi yönelimin ortaya çıkması fırsat içerirken, diğer taraftan araçsallaştırılmış, çeşitli patolojik dindarlık biçimlerinin veya dinden tamamen uzaklaşma gibi riskleri içermektedir.