Doko, Enis
Yükleniyor...
Araştırma projeleri
Organizasyon Birimleri
İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Felsefe Bölümü
Bölüm, uluslararası standartlarda nitelikli bilgi üretmeyi, özellikle İslam felsefesi, Türk düşüncesi ve fenomenoloji geleneğini merkeze almayı ve bu meyanda felsefi bilgi üretilmesini amaçlamaktadır. Batı'da gelişen felsefenin soy kütüğünde sadece Yunan, Helenistik ve Hıristiyan değil, İslam felsefi mirası da yer almaktadır.
Adı Soyadı
Enis Doko
İlgi Alanları
Din Felsefesi, Bilim Felsefesi, Fizik Felsefesi, Soğuk Atom Fiziği
Kurumdaki Durumu
Aktif Personel
6 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 6 / 6
Yayın Evren kendi kendine ortaya çıkmış olabilir mi?(Din Felsefesi Derneği, 2021) Doko, Enis; Doko, Enis; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Felsefe BölümüGünümüzde en çok tartışılan teistik argümanlardan biri evrenin başlangıcından hareketle Tanrı’nın varlığını göstermeye çalışan ve Batı’da Kelam’ın kozmolojik delili olarak anılan Hûdus delilidir. Büyük patlama modelinin başarısından sonra ateist felsefeciler evrenin başlangıcını reddetmek yerine, argümanın nedensel öncülünü eleştirmeyi tercih etmeye başladılar. Nedensellik öncülü yoktan ortaya çıkan, diğer bir deyişle zamanda başlangıcı olan her şeyin bir nedeni olması gerektiğini savunur. Bu makalede çağdaş Hudûs delinin nedensellik öncülünü inceleyeceğiz. Önce delilin en önemli çağdaş savunucusu William Lane Craig’in nedensellik öncülü lehinde getirdiği üç argümanı tanıtacak ve değerlendirmeye çalışacağız. Sonraki bölümlerde nedensellik öncülü lehinde iki yeni argüman savunmaya çalışacağız. Birinci argümanımızda nedensellik öncülünün reddedilmesi halinde radikal septisizme düşeceğimiz gösterilmeye çalışılacaktır. Radikal septisizmin makul bir görüş olmamasından hareketle nedensellik öncülünün muhtemelen doğru olduğunu savunacağız. İkinci argümanımızda ise en iyi açıklama olarak çıkarım metodunun, zamanda başlangıcı olan bir evrenin bir nedeni olması gerektiğini desteklediği savunulacaktır. Evrenin başlangıcının bir nedeni yoksa, açıklaması olamayacağını göstermeye çalışacağız. Ancak aday açıklamalar bulunabilecekken, evrenin bir açıklaması olmadığını iddia etmek en iyi açıklama olarak çıkarım metodu ile çelişmesinden hareketle evrenin bir nedensel açıklaması olması gerektiğini, dolayısıyla bir neden olduğunu savunacağız.Yayın Evren kendi kendine ortaya çıkmış olabilir mi?(Marmara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Vakfı Yayınları, 2022) Doko, Enis; Doko, Enis; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Felsefe BölümüGünümüzde en çok tartışılan teistik argümanlardan biri evrenin başlangıcından hareketle Tanrı’nın varlığını göstermeye çalışan ve Batı’da Kelam’ın kozmolojik delili olarak anılan Hûdus delilidir. Büyük patlama modelinin başarısından sonra ateist felsefeciler evrenin başlangıcını reddetmek yerine, argümanın nedensel öncülünü eleştirmeyi tercih etmeye başladılar. Nedensellik öncülü yoktan ortaya çıkan, diğer bir deyişle zamanda başlangıcı olan her şeyin bir nedeni olması gerektiğini savunur. Bu makalede çağdaş Hudûs delinin nedensellik öncülünü inceleyeceğiz. Önce delilin en önemli çağdaş savunucusu William Lane Craig’in nedensellik öncülü lehinde getirdiği üç argümanı tanıtacak ve değerlendirmeye çalışacağız. Sonraki bölümlerde nedensellik öncülü lehinde iki yeni argüman savunmaya çalışacağız…Yayın İsbâtı Vâcib problemine çağdaş ve alternatif yaklaşımlar(Süleyman Demirel Üniversitesi, 2021) Doko, Enis; Doko, Enis; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Felsefe BölümüBu tebliğde Tanrı’nın varlığı konusuyla ile ilgili olan İsbâtı Vâcib ve buna alternatif yaklaşımlarla ilgili çağdaş görüşleri inceleyeceğiz. Doğrudan dine iman etmenin rasyonelliğini ele almadan önce Tanrı’ya iman etmekle ilgili çağdaş literatürdeki farklı birkaç görüşe göz atmanın faydalı olacağı kanaatindeyim. Tanrı’ya iman farklı şekillerde anlaşılabilir. Bazı örnek görüşler şöyledir: 1. Önermesel Yaklaşım: Bu görüşe göre iman, inancın bir türü ya da alt dalıdır. Buna göre Tanrı’ya iman etmek “Tanrı’ya inanmaya” eşdeğerdir. Bir dine iman etmek demek, o dinin esaslarını oluşturan önermelere inanmak, diğer bir deyişle bu önermelere “inanma” denen zihinsel yaklaşımı sergilemektir. Diğer bir deyişle kişinin bir dine iman etmesi demek, o dinin temel önermelerinin doğru olduğu kanaatini taşıması demektir. Elbette ki bu görüş savunucusu iman etmeyi, diğer inanç türlerinden ayıracak başka kriterler getirebilir. Ancak bu görüşün tüm alt dalları iman etmeyi belli önermelere inanmayla ilişkili görür…Yayın Modern fizik açısından Ateizmin eleştirisi(Uluslararası İslam Düşüncesinde Ataizm Eleştirisi Sempozyumu, 2018) Doko, Enis; Doko, Enis; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Felsefe BölümüTebliğimizde Allah’ın varlığı lehinde modern fizikteki sonuçlara dayanan öncüller içeren dört adet bağımsız delil incelenecektir. Birinci argümanımız evrenin zamanda başlangıcına dayanan Hudus delilidir. Bu argüman evrenin maddi olmayan, zaman ve mekân dışında bir zihin tarafından yaratıldığını göstermeye çalışmaktadır. İkinci argümanda, evrenin yaşam için hassas ayarlı olmasından hareketle, evrenin bir tasarlayıcısı olması gerektiği gösterilmeye çalışılacaktır. Üçüncü argümanda, evrenin sadece yaşam için değil, keşfedilebilirlik ve teknoloji için de hassas ayarlı olduğunu ve bundan hareketle evrenin temel sabitlerini ayarlayan bir tasarlayıcı olması gerektiğini göstermeye çalışacağız. Dördüncü ve son argümanda, matematiğin doğası ve evrenin matematiğe uygunluğundan hareketle, sonsuz kapasiteli, zaman-mekân dışında evreni matematiği uygun bir şekilde yaratan/tasarlayan bir zihin olduğu sonucunu savunmaya çalışacağız. Bu dört argüman başarılı ise teizm rasyonel bu bir pozisyondur ve Allah’a inanç gerekçelendirilmiş bir inançtır.Yayın İsbâtı Vâcib problemine çağdaş ve alternatif yaklaşımlar(Fecr Yayınları, 2022) Doko, Enis; Doko, Enis; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Felsefe BölümüBu tebliğde Tanrı’nın varlığı konusuyla ile ilgili olan İsbâtı Vâcib ve buna alternatif yaklaşımlarla ilgili çağdaş görüşleri inceleyeceğiz. Doğrudan dine iman etmenin rasyonelliğini ele almadan önce Tanrı’ya iman etmekle ilgili çağdaş literatürdeki farklı birkaç görüşe göz atmanın faydalı olacağı kanaatindeyim. Tanrı’ya iman farklı şekillerde anlaşılabilir. Bazı örnek görüşler şöyledir: 1. Önermesel Yaklaşım: Bu görüşe göre iman, inancın bir türü ya da alt dalıdır. Buna göre Tanrı’ya iman etmek “Tanrı’ya inanmaya” eşdeğerdir. Bir dine iman etmek demek, o dinin esaslarını oluşturan önermelere inanmak, diğer bir deyişle bu önermelere “inanma” denen zihinsel yaklaşımı sergilemektir. Diğer bir deyişle kişinin bir dine iman etmesi demek, o dinin temel önermelerinin doğru olduğu kanaatini taşıması demektir. Elbette ki bu görüş savunucusu iman etmeyi, diğer inanç türlerinden ayıracak başka kriterler getirebilir. Ancak bu görüşün tüm alt dalları iman etmeyi belli önermelere inanmayla ilişkili görür...Yayın Kalam cosmological argument and the modern science(2018) Doko, Enis; Doko, Enis; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Felsefe BölümüHuduth argument (in contemporary Western philosophy known as Kalam Cosmological argument) is an argument for the existence of God which rests on the idea that the universe has a beginning in time. Some theists have claimed that modern science, particularly modern cosmology and second law of thermodynamics supports the key premise of the argument which argues that universe began to exist. On the other hand, some atheists have claimed that Quantum Mechanics have demonstrated that particles can be created without cause falsifying the causal principle of the Kalam cosmological argument which states that everything that begins to exist has a cause. In this article we will evaluate these claims and try to determine what modern science has to say about this argument developed by medieval Muslim theologians.