The role of cinema in constructing cultural memory and historical consciousness: The representation of North African soldiers in World War II cinema
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
This study examines how cinema's representational function shapes cultural memory. Rather than viewing cinema as merely a passive visual record of the outside world, it proposes that cinema is an active force that influences the formation of cultural memory. Although film theorists such as André Bazin have placed cinema at the forefront of realistic art forms due to its capacity to provide direct photographic recordings, researchers such as Stuart Hall have emphasized that media messages are constructed within cultural and ideological frameworks to convey particular meanings. As a form of media, cinema produces messages within this framework, doing more than simply representing reality. From the cultural memory perspective, cinema acts as an archive of the past, transforming it into a historical perception through media representation. This study uses a qualitative content analysis method to examine the representation of North African soldiers in Second World War films and the shaping of cultural memory in this context. The study's findings reveal two main aspects of cinematic representation of North African soldiers in the context of the Second World War: the first provides recognition and visibility. In contrast, the second opens the door to erasure from cultural memory. Influenced by ideological and cultural factors, these representations either reinforce or challenge dominant Western narratives through counter-memory.
Bu çalışmada sinemanın temsil fonksiyonunun kültürel hafızayı nasıl şekillendirdiği incelenmektedir. Çalışmada sinemanın dış dünyanın pasif bir görsel kaydı olmayıp, kültürel hafızanın oluşumuna aktif olarak etkide bulunan bir güç olduğu savunulmaktadır. André Bazin gibi film teorisyenleri, sinemayı fotografik görüntünün dolaysız kaydını sunması nedeniyle gerçekçi sanatların ön saflarında konumlandırırken, Stuart Hall gibi araştırmacılar ise medya mesajlarının belirli anlamları iletmek için kültürel ve ideolojik çerçeveler içinde inşa edildiğini vurgulamıştır. Bir medya biçimi olarak sinema mesajlarını bu çerçevede üreterek yalın bir temsilden daha fazlasını yapmaktadır. Kültürel bellek kavramından hareketle bakıldığında ise sinema geçmişin bir arşivi olarak işlev görür ve arşivini medyatik temsil ile bir tarih algısına dönüştürür. Bu çalışma nitel içerik analizi yöntemini kullanarak İkinci Dünya Savaşı filmlerinde Kuzey Afrikalı askerlerin nasıl temsil edildiğini ve kültürel hafızaya bu bağlamda nasıl yön verildiğini incelemektedir. Çalışmanın bulguları İkinci Dünya Savaşı'na katılan Kuzey Afrikalı askerler bağlamında sinematik temsilin iki ana yönünü ortaya koymaktadır: ilki tanıma ve görünürlük sunarken, diğeri ise kültürel hafızadan silinmeye kapı aralıyor. Bu temsiller, ideolojik ve kültürel faktörlerden etkilenerek ya egemen Batı anlatılarını pekiştirmekte ya da karşı hafıza yoluyla onlara meydan okumaktadır.










