Conceptualizing war crimes in Syria 2011-2020: Between genocide and ethnic cleansing
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Savaşın ikinci on yılına girilirken, Suriye'de mezhep ve etnik açıdan büyük farklılık gösteren yeni bir demografi oluştuğu gözlenmektedir. Hayatlarını kaybedenlerin çoğunluğunu, Suriye nüfusunun yüzde 76'sını oluşturan Sünnilerden olduğu açıktır. Alevi azınlığın (nüfusun yüzde 11'i) hakim olduğu Suriye Hükümeti, ölümcül kitle imha silahları, ayrımcı kanunlar ve daha da önemlisi 'kuşat ve aç bırak' stratejisi ile Suriye bölgesinde tahliye ve göçe zorlamak suretiyle nüfus temizliği uygulamıştır. Sonuç olarak 13 milyona yakın Suriyeli (nüfusun yarısından fazlası) yerlerinden olmuştur. Tahliye edilen bölgelerin bir kısmına Şii kökenli, İran tarafından desteklenen yabancı milisler yerleştirilmiştir. Suriye Hükümeti'nin bir yanda yeni bir Suriye 'milliyeti', vatandaşlığı ve nüfusu yaratırken, öte yanda milyonlarca mülteci ve eve dönüş yolları kapanan yerinden edilmiş nüfusla öngörülebilir bir çatışma başlatmış; bu süreçte ilk müttefiki İran olmuştur. Bu fenomen, işlenen suçun tabiatı ile ilgili, etnik temizlik çerçevesi içinde olup olmadığına dair hukuki bir soruya yol açmaktadır.
As the Syrian war enters its second decade, a new demography in Syria that significantly differs in terms of sectarian and ethnic backgrounds appears. It is clear that the majority of the conflict's casualities are Sunnis who form around 76% of the Syrian population. The Syrian government, dominated by the Alawite minority, which is 11% of the Syrian population, used lethal weapons, weapons of mass destruction, discriminatory legislations and more importantly the 'siege and starve' strategy to depopulate, forcibly evacuate and cleanse whole areas in the Syrian territory. This resulted in the displacement of around 13 million Syrians comprising more than half of the total population. Some of the evacuated areas started to be reinhabited by foreign militia of Shia backgrounds supported by Iran. With Iran being its primary ally, the Syrian government has created new charachteristics of the Syrian nationality, nationals and population. It also perpetuated a protractable conflict for the millions of refugees who appear to have no possible means to return to their homes. This phenomena raise legal question about the nature of this crime, and whether it is within the borders of ethnic cleansing or not.










