Hiyerarşi ve uluslararası ilişkiler: Yakın Doğu uluslararası düzeni
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Türkiye’nin genel olarak Yakın Doğu, spesifik olarak ise Doğu Akdeniz siyasetini anlamaya yönelik iki karşıt tez ileri sürülmektedir. Bir tarafta Türkiye’nin revizyonist bir güç olarak imparatorluk inşası peşinde olduğunu ve bunun bölgeyi istikrarsızlaştırdığını iddia eden yeni-Osmanlıcılık tezi bulunurken diğer tarafta ise reformist bir güç olarak Türkiye’nin bölgesinde barış ve istikrar unsuru olduğunu ileri süren “bölgesel lider” tezi yer almaktadır. Yeni-Osmanlıcılık tezi temel olarak Türkiye’nin 20. yüzyıl öncesi imparatorluk düzenini canlandırarak bölgenin anarşik yapısını ve dolayısıyla bölge devletlerinin milli egemenliğini tehdit ettiğini gündeme taşımaktadır. Bölgesel lider tezi ise genel batlarıyla Türkiye’nin bölgenin dışarıdan tahakküm edilen ve dış müdahalelerle istikrarsızlaştırılan düzenine son vermek adına bölgede barışı ve istikrarı tesis etmek için mücadele ettiğini dile getirmektedir. Her iki tezin ortak noktası Türkiye’nin bölgeye yönelik politikalarını “uluslararası düzende hiyerarşi” olgusundan hareketle ele alıyor olmasıdır. Ancak bu iki karşıt tez her ne kadar uluslararası düzende hiyerarşi olgusundan hareketle iddialarını dile getirse de farklı sonuçlara ulaşmaktadır. Yeni-Osmanlıcılık tezi hiyerarşiyi imparatorlukla özdeşleştirerek anarşik düzen içerisinde var olan ve meşruiyeti sorgulanmayan liderlik ve hegemonya gibi hiyerarşik ilişkileri gözden kaçırmaktadır. Aynı zamanda, Yakın Doğu bölgesel düzeni ile küresel uluslararası düzen arasındaki hiyerarşik ilişkiyi de görmezden gelmektedir. Bölgesel liderlik tezi ise uluslararası anarşik düzende hiyerarşinin olağan ve meşru olduğunu kabul edip hiyerarşi olgusunun farklı bir boyutuna ağırlık vermektedir. Bu boyut, bölgesel uluslararası düzen ile küresel uluslararası düzen arasındaki hiyerarşik ilişkiyi kapsamaktadır. Buna göre; bu tez açısından temel mesele bölgesel uluslararası düzenin bölge-dışı küresel aktörler tarafından tahakküm edilmesidir. Daha spesifik olarak, bölgesel liderlik tezine göre bölgesel düzende belli ölçüde bir konsolidasyon gerçekleşmeden küresel güçler tarafından tahakküm edilmenin önüne geçilemez…










