Coping strategies of Aleppian elder parents from an intergenerational perspective: Aleppo and Istanbul
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Scholars in sociology extensively explored the repercussions of deteriorating familial bonds, particularly the decline of collective consciousness associated with paternal or ancestral authority, on the individual psyche of the standardized Western individual. Interest in elderly individuals as a subject of research emerged only after prolonged self-reflection within the field of sociology. Besides that, migration studies had further marginalised old age, especially the case of the left-behind. This study endeavours to address a gap within gerontology and migration studies, specifically concerning the treatment of “non-normative” elder individuals, and to challenge the positivist methodologies employed in contemporary gerontology and transnational studies. It explores the coping strategies of Aleppian elder parents who remained in Aleppo, with a few monitoring examples from those who reside in Istanbul with their children. By integrating intergenerational solidarity and ambivalence theory, and incorporating phenomenological insights, this thesis shows how intergenerational relationships and the desire for familial cohesion in later life shape the explored coping strategies of elder parents—namely, technological mediation, religious engagement, and personal perceptions of place and belonging.
Sosyoloji alanındaki araştırmalar, özellikle baba ya da ataya dayalı otoritenin çözülmesiyle birlikte zayıflayan ailevi bağların ve buna eşlik eden kolektif bilincin, Batı toplumunun standart bireyinin psikolojisi üzerindeki etkilerini derinlemesine incelemiştir. Ancak yaşlı bireylerin bağımsız bir araştırma konusu olarak ele alınması, sosyolojinin kendi içsel sorgulama süreçlerinden geçmesinden sonra mümkün olmuştur. Öte yandan göç çalışmaları da yaşlılık olgusunu, özellikle “geride kalanlar” örneğini, uzun süre marjinalleştirmiştir. Bu çalışma, yaşlılık ve göç araştırmalarında önemli bir boşluğu doldurmayı amaçlamakta; özellikle “norm dışı” yaşlı bireylerin ele alınış biçimini sorgulamakta ve çağdaş gerontoloji ile ulusötesi çalışmalarda yaygın olan pozitivist yöntem anlayışına eleştirel bir yaklaşım getirmektedir. Araştırma, Halep’te yaşamaya devam eden yaşlı ebeveynlerin baş etme stratejilerini incelemekte; İstanbul’da çocuklarıyla birlikte yaşayan bazı örnekler üzerinden karşılaştırmalı bir perspektifte sunmaktadır. Kuşaklararası dayanışma ve çelişki (ambivalans) kuramını merkeze alarak ve fenomenolojik yaklaşımlardan da beslenerek, bu tez yaşlı ebeveynlerin teknoloji aracılığıyla iletişim kurma, dini yaşantıya yönelme ve mekâna/aidiyete dair algıları gibi baş etme stratejilerinin, kuşaklararası ilişkiler ve geç yaşlarda ailevi bütünlüğü koruma arzusuyla nasıl şekillendiğini ortaya koymaktadır.










