Asabiyet kuramının sosyolojik söylemi ve İslam dünyası ya da “İbn Haldun bir bilinçsizlik teorisyeni midir?”
Yükleniyor...
Dosyalar
Tarih
2017
Yazarlar
Doğan, İsmail
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
İbn Haldun Üniversitesi
Erişim Hakkı
Attribution-ShareAlike 3.0 United States
info:eu-repo/semantics/openAccess
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
“Asabiyyet kuramı” düşünürün entelektüel kişiliğini anlamada öne çıkan bir terim olduğu kadar sosyolojik çözümlemeler için de anahtar terimdir. İbn Haldun toplumsal yapıyı ve bu yapının temel aktörlerini bu kuram üzerinden anlamaya çalışır. Elbette bu kuram da öncülleri ve örneklerini tanıklık ettiği toplum ve dünyadan alır. Bu bakımdan İbn Haldun öncelikle ait olduğu Müslüman toplumların ve sonra da yaşadığı dünyanın bir tanığı olmuştur. Mukaddime’nin toplumsal tanıklığı, kültür, din ve gelenekleri de içerecek genişlikte yaşayan toplumun sunduğu zengin malzemelere odaklanır. Günlük yaşam ve bu yaşamı belirleyen kültürel ve düşünsel arka plan olanca yoğunluğuyla dikkatlere sunulur. Fransız düşünürler toplumsal aktörlerin daha çok öne çıkarıldığı bu yaklaşım nedeniyle giderek İbn Haldun’a yeni bir entelektüel kişilik izafe ederler. Bu düşünürler (J.F.A./ F. Clémenet) için : “İbn Haldun bilinçsizliklerin teorisyenidir.” Buna göre toplumun temelini oluşturan bireyler günlük yaşamda farkında olmadıkları alışkanlıklar edinirler ve bu durum giderek onların karakteri haline gelir. Yakın planda ise bu karakter esasen aktörlerin bilinçsizce yaptıkları eylemlerinin bir sonucudur. Böylelikle bu tür bilinçsizliklerin belirlediği insanlar, farkında olmadan ait oldukları toplumun da karakteristiklerini oluştururlar. Bu bildiride; a) Söz konusu bilinçsizliklerin genelde tüm toplumlar, özelde ise İslam dünyasındaki etki ve işlevleri, b) Asabiyyet teorisinin eğitim sistemleri ve toplumsallaşma süreçleri (kişisel, toplumsal ve küresel süreçler) üzerindeki etkileri, c) İbn Haldun’un Türk ve dünya sosyolojisindeki konumu tartışmaya açılmaktadır.
“Group Feeling Theory” is a key word for sociological analysis as it is prominent term to understand the intellectual personality of philosopher. Ibn Haldun has tried to understand the social structure and main actors of this structure on this theory. Certainly, antecedents and samples of this theory based on the society and world that it witnesses. In this regard, Ibn Haldun has witnessed to firstly Muslim societies and then the world. Social witnessing of The Muqaddimah focuses on rich materials that societies, including culture, religion and traditions, offer. Daily life and cultural and intellectual background determining this life are presented to attention. French philosophies are attaching an intellectual personality to Ibn Haldun due to the approach in which social actors are put forward. For these philosophies (J.F.A./ F. Clémenet) “Ibn Haldun is a theoretician of unconsciousness”. According to that, individuals forming the basis of society get habits that they are not aware of and this become their characteristics, gradually. But, in close up, this character is a result of unconscious actions of actors. Thus, human that such unconsciousness designate form the characteristics of societies that they belong to, unconsciously. Within this work; a) The effect and functions of these unconsciousness on all societies and Islamic world, b) The effect of Group Feeling Theory on education systems and socialization process (individual, social and global process) c) The position of Ibn Haldun in Turkish and World Sociology has been discussed.
“Group Feeling Theory” is a key word for sociological analysis as it is prominent term to understand the intellectual personality of philosopher. Ibn Haldun has tried to understand the social structure and main actors of this structure on this theory. Certainly, antecedents and samples of this theory based on the society and world that it witnesses. In this regard, Ibn Haldun has witnessed to firstly Muslim societies and then the world. Social witnessing of The Muqaddimah focuses on rich materials that societies, including culture, religion and traditions, offer. Daily life and cultural and intellectual background determining this life are presented to attention. French philosophies are attaching an intellectual personality to Ibn Haldun due to the approach in which social actors are put forward. For these philosophies (J.F.A./ F. Clémenet) “Ibn Haldun is a theoretician of unconsciousness”. According to that, individuals forming the basis of society get habits that they are not aware of and this become their characteristics, gradually. But, in close up, this character is a result of unconscious actions of actors. Thus, human that such unconsciousness designate form the characteristics of societies that they belong to, unconsciously. Within this work; a) The effect and functions of these unconsciousness on all societies and Islamic world, b) The effect of Group Feeling Theory on education systems and socialization process (individual, social and global process) c) The position of Ibn Haldun in Turkish and World Sociology has been discussed.
Açıklama
Anahtar Kelimeler
Asabiyyet, Mukaddime, Bilinçsizlik Teorisyeni, Müslüman Toplumlar, Batı Dışı Toplumlar, Küresel Süreçler, Bilgi Sosyolojisi, Group Feeling, The Muqaddimah, Theoretician of Unconsciousness, Muslim Societies, Non-Western Societies, Global Processes, Information Sociology
Kaynak
İbn Haldun Çalışmaları Dergisi
WoS Q Değeri
Scopus Q Değeri
Cilt
2
Sayı
1
Künye
Doğan, İ. (2017). Asabiyet kuramının sosyolojik söylemi ve İslam dünyası ya da “İbn Haldun bir bilinçsizlik teorisyeni midir?”. İbn Haldun Çalışmaları Dergisi, 2(1), 105-122.