Unlocking airline revenue potential: An analysis ancillary revenue strategies in the airline industry
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
The airline industry is distinguished by its high operating costs, intense competition, and susceptibility to domestic and international disruptions, resulting in chronically low profitability. The competitive landscape of the sector has been fundamentally reshaped by the rise of low-cost carriers, which not only disrupted traditional cost structures but also pioneered the concept of ancillary revenue. This innovation enables airlines to generate income beyond conventional ticket sales by diversifying their revenue streams through non-core offerings. Ancillary revenue, defined as income derived from supplementary products and services beyond an enterprise's primary operations, has become a cornerstone of contemporary airline strategies. Airlines increasingly rely on advanced revenue management systems to optimize inventory allocation and maximize overall revenue. These systems play a critical role in enhancing financial resilience and fortifying competitive positioning within the industry's volatile environment. Heightened competition, spurred by the aggressive growth of low-cost carriers and the industry's inherent vulnerability to political and economic shocks, has driven legacy airlines to adapt. Traditional carriers have progressively incorporated elements of the low-cost model, such as unbundling services and charging for previously included amenities, as a means to reduce costs and boost revenue through ancillary channels. This strategic shift reflects a broader objective to achieve sustainable profitability in a fiercely competitive market. To counteract the pricing pressures of low-cost competitors, traditional airlines have integrated sophisticated revenue management practices to optimize inventory utilization and operational efficiency. Consequently, ancillary revenue has emerged as a critical driver of financial performance and long-term viability in the sector. To reduce their costs and increase revenue, traditional carriers have changed their business model by separating some of the products and services they offer their passengers and charging them separately. In this study, confirmatory analysis will be applied to reveal the importance of the subcategories that a la carte services of the ancillary revenue.
Havayolu sektörü, yüksek işletme maliyetleri, yoğun rekabet ve hem yerel hem de uluslararası etkiler karşısındaki kırılganlığıyla karakterize edilmekte olup, bu durum sektörde kalıcı olarak düşük kârlılığa yol açmaktadır. Düşük maliyetli havayolu şirketlerinin sektöre girişi, yalnızca geleneksel maliyet yapılarını değiştirmekle kalmamış, aynı zamanda yan gelirler konseptini tanıtarak sektördeki rekabet dinamiklerini önemli ölçüde dönüştürmüştür. Bu yenilik, geleneksel bilet satışlarının ötesine geçerek kullanılmayan gelir kaynaklarını değerlendirmekte ve havayolu şirketlerinin gelirlerini çeşitlendirmelerine olanak tanımaktadır. Yan gelirler, bir işletmenin ana faaliyetleri dışında sunulan ürün ve hizmetlerden elde edilen gelir olarak tanımlanmakta ve günümüz havayolu operasyonlarının ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Havayolu şirketleri, ileri düzey gelir yönetim sistemlerinden yararlanarak envanter tahsisini optimize etmeyi ve toplam gelirlerini artırmayı hedeflemektedir. Bu sistemler, rekabetin yoğun olduğu ve zorlu piyasa koşullarında havayolu şirketlerinin finansal dayanıklılıklarını artırmak ve rekabetçi konumlarını güçlendirmek için stratejik olarak tasarlanmıştır. Düşük maliyetli havayolu şirketlerinin büyümesiyle artan rekabet baskısı ve sektördeki siyasi ve ekonomik dalgalanmalara olan hassasiyet, geleneksel havayolu şirketlerini yenilik yapmaya yöneltmiştir. Geleneksel taşıyıcılar, düşük maliyetli iş modelinin unsurlarını giderek daha fazla benimseyerek hizmetlerini ayrıştırmış ve eskiden bilet fiyatına dahil olan ürün ve hizmetler için ek ücretler talep etmeye başlamıştır. Bu paradigma değişikliği, yalnızca maliyet azaltma gereksinimlerini karşılamakla kalmayıp, aynı zamanda yan gelirler akışları yoluyla gelir maksimizasyonu amacına da hizmet etmektedir. Düşük maliyetli rakiplerin agresif fiyat stratejilerine karşı koymak için geleneksel havayolu şirketleri, envanter kullanımında maksimum verimlilik sağlamak amacıyla gelişmiş gelir yönetim sistemlerini giderek daha fazla entegre etmektedir. Bu operasyonel strateji, yan gelirlerin havayolu şirketlerinin finansal performanslarını sürdürülebilir kılmada hayati bir rol oynadığını ortaya koymaktadır. Bu çalışma, yan gelirler kategorilerinin önemini sistematik olarak incelemek için birinci düzey doğrulayıcı faktör analizini kullanacaktır. Bu yaklaşım, havayolu iş modellerinin kârlılığına ve stratejik sürdürülebilirliğine ilişkin daha derin bir anlayış sağlamayı amaçlamaktadır.










