Demirbaş, Ali
Yükleniyor...
Araştırma projeleri
Organizasyon Birimleri
Hukuk Fakültesi, Hukuk Bölümü
İbn Haldun Üniversitesi Hukuk Fakültesi, hukuk ve adalet bilincinin toplumda yaygınlaşmasına hizmet edebilecek, ulusal ve uluslararası hukuk alanında yaşanan gelişmeleri yorumlayıp değerlendirebilecek, fikrî bağımsızlığa sahip, çokdilli, küresel rekabet ortamında başarı sağlayabilecek ve Türkiye'yi uluslararası alanda temsil edebilecek hukukçular yetiştirmeyi hedeflemektedir.
Adı Soyadı
Ali Demirbaş
İlgi Alanları
Özel Hukuk, Medeni Hukuk
Kurumdaki Durumu
Aktif Personel
3 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 3 / 3
Yayın Tüketici hukuku açısından karşılaştırmalı reklam – doğrudan mı dolaylı mı?(Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, 2020) Demirbaş, Ali; Hukuk Fakültesi, Hukuk Bölümü; Hukuk Fakültesi, Hukuk BölümüKarşılaştırmalı reklamda, çeşitli ürün ya da hizmetler, rakiplere ait ürün ya da hizmetlerle mukayese edilir. Rakibin şahsı, mal ve hizmetleri, açıkça ya da ima yoluyla karşılaştırmalı reklama konu olabilir. Bu yönüyle karşılaştırmalı reklam, diğer reklam türlerinden farklılık arz eder. Ayrıca karşılaştırmalı reklam, diğer reklam türlerine göre daha etkilidir. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da ve Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nde karşılaştırmalı reklama dair düzenlemeler yer almaktadır. Bahsi geçen Yönetmelik’te, karşılaştırmalı reklamın tanımı yapılmış ve şartları belirlenmiştir. Esasen bu düzenlemeler, 2006/114/EC sayılı Aldatıcı ve Karşılaştırmalı Reklamlara Dair Yönerge’de ifadesini bulan hüküm ve esaslara dayanmaktadır. Ne var ki, söz konusu Yönetmelik uyarınca, karşılaştırmalı reklamda rakiplere ait marka ve diğer ayırt edici işaretlere yer verilmesi yasaklanmıştır. Başta bu husus olmak üzere, karşılaştırmalı reklama dair önemli görülen hususlar bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Karşılaştırmalı reklam, Türk Ticaret Kanunu’nda da düzenlenmiştir. Bununla birlikte konu, haksız rekabet hükümlerinden ziyade, tüketici hukuku açısından ele alınmıştır.Yayın Tüzel kişilerin tüketici sıfatı(SADAB 4rd International Social Research and Behavioral Sciences Symposium, 2019) Demirbaş, Ali; Demirbaş, Ali; Hukuk Fakültesi, Hukuk Bölümü7.11.2013 tarih ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK), 29.5.2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir. TKHK, tüketici kavramını genişletmiş, gerçek kişiler dışında tüzel kişilere de tüketici sıfatı tanımıştır. Bu yeni düzenlemeye göre tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade etmektedir (m. 3, k). Bu yönüyle TKHK, AB Hukukundan ayrılmaktadır. Zira TKHK bakımından mehaz niteliğinde olan 1999/44/EC sayılı AB Yönergesi, sadece gerçek kişileri tüketici olarak kabul etmekte, buna karşılık tüzel kişiler için bu sıfatı tanımamaktadır. [Art. 1, 2(a), Directive 1999/44/EC]. Tüzel kişinin, üyelerinin özel nitelikteki çıkarları doğrultusunda hareket etmesi halinde, o tüzel kişinin tüketici olarak kabul edilmesi yerinde bir yaklaşımdır. Söz gelişi, üyeleri için gezi düzenleyen bir derneğin bir otelle konaklama sözleşmesi imzalaması durumu böyledir. Bu bakımdan yeni düzenlemede tüketici kavramının, tüzel kişileri de kapsayacak şekilde genişletilmiş olması olumlu bir gelişmedir. Ancak tüzel kişiler için tüketici sıfatı tanınırken herhangi bir ayrıma gidilmemiş olması beraberinde bazı belirsizlikleri ve doktriner tartışmaları ortaya çıkartmıştır. Bu kapsamda kamu tüzel kişilerinden başka, ticari şirketlerin, gerçek kişi tacirlerin, derneklerin, vakıfların ve başkaca özel hukuk tüzel kişilerinin tüketici sıfatının ayrı incelenmesi gerekmektedir. İşte bu çalışmada, hangi tüzel kişilerin hangi şartlar altında tüketici sıfatını haiz olacağı irdelenmektedir.Yayın Tüketici Hukuku açısından karşılaştırmalı reklamlar(İKSAD Publishing House, 2019) Demirbaş, Ali; Demirbaş, Ali; Hukuk Fakültesi, Hukuk BölümüKarşılaştırmalı reklamlarda, çeşitli ürün ya da hizmetler, rakiplere ait ürün ya da hizmetlerle mukayese edilir. Rakibin şahsı, mal ve hizmetleri, açıkça ya da ima yoluyla karşılaştırmalı reklama konu olabilir. Bu yönüyle karşılaştırmalı reklam, diğer reklam türlerinden farklılık arz eder. Ayrıca karşılaştırmalı reklam, diğer reklam türlerine göre daha etkilidir. Zira karşılaştırmalı reklam ile sadece söz konusu ürün ya da hizmetlerin tanıtımı yapılmaz; söz konusu ürün ya da hizmetlerin fiyatı, kalitesi gibi çeşitli özellikleri, rakiplere ait ürün ve hizmetlerle mukayese edilerek ön plana çıkarılır. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da ve Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nde karşılaştırmalı reklamlara dair düzenlemeler yer almaktadır. Bahsi geçen Yönetmelik’te, karşılaştırmalı reklamın tanımı yapılmış ve şartları belirlenmiştir. Esasen bu düzenlemeler, 2006/114/EC sayılı Aldatıcı ve Karşılaştırmalı Reklamlara Dair Yönerge’de ifadesini bulan hüküm ve esaslara dayanmaktadır. Ne var ki, söz konusu Yönetmelik uyarınca, karşılaştırmalı reklamlarda rakiplere ait marka ve diğer ayırt edici işaretlere yer verilmesi yasaklanmıştır. Aslında Yönetmelikte bu hükmün yerine aksi yönde bir hüküm bulunmaktaydı. Bu hükme göre, karşılaştırmalı reklamlarda rakiplere ait marka ve diğer ayırt edici unsurlar kullanılabilirdi. Ne var ki, bu hükmün uygulanması birer yıl aralıklarla ertelenmiştir. Aralık 2018 tarihli değişiklik ile söz konusu hüküm yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca söz konusu Yönetmeliğe eklenen yeni hüküm ile birlikte, rakiplere ait marka ve diğer ayırt edici unsurların karşılaştırmalı reklamlarda yer almaması bir şart olarak öngörülmüştür. Başta bu husus olmak üzere, karşılaştırmalı reklamlara dair önemli görülen hususlar bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Karşılaştırmalı reklam, Türk Ticaret Kanunu’nda da düzenlenmiştir. Bununla birlikte konu, haksız rekabet hükümlerinden ziyade, tüketici hukuku açısından ele alınmıştır.