Demirbaş, Ali

Yükleniyor...
Profil fotoğrafı
E-posta Adresi ORCID Profili Google Akademik Profili TR-Dizin Profili SOBİAD Profili Web Sitesi

Araştırma projeleri

Organizasyon Birimleri

Organizasyon Birimi
Hukuk Fakültesi, Hukuk Bölümü
İbn Haldun Üniversitesi Hukuk Fakültesi, hukuk ve adalet bilincinin toplumda yaygınlaşmasına hizmet edebilecek, ulusal ve uluslararası hukuk alanında yaşanan gelişmeleri yorumlayıp değerlendirebilecek, fikrî bağımsızlığa sahip, çokdilli, küresel rekabet ortamında başarı sağlayabilecek ve Türkiye'yi uluslararası alanda temsil edebilecek hukukçular yetiştirmeyi hedeflemektedir.

Adı Soyadı

Ali Demirbaş

İlgi Alanları

Özel Hukuk, Medeni Hukuk

Kurumdaki Durumu

Aktif Personel

Arama Sonuçları

Listeleniyor 1 - 2 / 2
  • Yayın
    Nüfus Hizmetleri Kanunu’nda yapılan son değişiklikler
    (PESA Publications, 2018) Demirbaş, Ali; Demirbaş, Ali; Hukuk Fakültesi, Hukuk Bölümü
    25.4.2006 tarih ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nda, 19.10.2017 tarih ve 7039 sayılı Kanun ile birtakım değişiklikler yapılmıştır. Örneğin çocuğa ad verilmesinde sınırlama getirilmesi; çocuğun ve kadının soyadına ilişkin bazı yenilikler; nüfus kayıtlarının düzeltilmesi için aynı konuda tekrar dava açma hakkının verilmesi; soyadı değişikliğine ilişkin idareye tanınan yetkiler, dikkat çeken değişikliklerden bazılarıdır. Çalışmada, 7039 sayılı Kanun ile Nüfus Hizmetleri Kanunu’nda yapılan değişikliklere dikkat çekilmiş, önemli görülen değişiklikler gerek teori gerek uygulama açısından incelenmiş ve bu değişikliklerin isabetli olup olmadıkları kritik edilmiştir.
  • Yayın
    Güncel tartışmalarla yoksulluk nafakası
    (PESA Publications, 2018) Demirbaş, Ali; Demirbaş, Ali; Hukuk Fakültesi, Hukuk Bölümü
    Yoksulluk nafakası, evlilik esnasında eşler arasında geçerli olan birbirine yardım ve dayanışma yükümlülüğünün evlilik sonrasında da kısmen devam etmesi niteliğindedir. Sosyal ve ahlaki düşünceler bu yükümlülüğe dayanak oluşturmaktadır. Hukukumuzda yoksulluk nafakası talep edilebilmesi için boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olmak, karşı taraftan daha fazla kusurlu olmamak gerekir. Karşı tarafın kusuru aranmaz. Bu şartların bulunması halinde karşı tarafın mali gücüyle orantılı olarak, süresiz şekilde yoksulluk nafakası talep edilebilir. Hukukumuzda boşanma sebepleri arasında anlaşmalı boşanmaya ve fiili ayrılığa yer verilmiştir. Bununla birlikte boşanma sistemi esas itibariyle kusur esasına ve Kanunda sayılan özel sebeplere dayandırılmıştır. Bu durumun bir uzantısı olarak, yoksulluk nafakası isteyen tarafın karşı taraftan daha fazla kusurlu olmaması gerekir. Bunun sonucu olarak boşanma sürecinde ve boşanma sonrasında eşler birbirini takip etmekte ve birbirlerinin kusurunu aramaktadır. Ayrıca, çok kısa süre evli kalmış eşler bile süresiz olarak nafaka talebinde bulunabilmektedir. Böylece kısa süre evli kalmış eşler birbirinin hayat boyu geçim kaynağı haline gelmektedir. Boşanmış eşler arasındaki ihtilaf da hayat boyu sürmektedir. Çalışmada bu hususlar başta olmak üzere yoksulluk nafakasına dair önemli görülen sorunlar mukayeseli hukuk ışığında ele alınmıştır.