Haliloğlu, Nagihan
Yükleniyor...
Araştırma projeleri
Organizasyon Birimleri
İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü
Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü’nün vizyonu, özellikle Avrupa ve Orta Doğu dillerinde yazılmış eserleri hem birbirleriyle hem de Türk Edebiyatı’yla mukayese ederek, medeniyetlerin geçişkenliği hakkında bilgi üretmek ve farkındalık yaratmaktır. Eleştirel bakış açısının temel alınacağı Bölümde, edebiyat, dil, kültür, sinema alanlarındaki gelişmeleri yakından takip edip, tartışmalara katkı sağlayacak bilim insanları yetiştirmeyi hedeflemektedir.
Adı Soyadı
Nagihan Haliloğlu
İlgi Alanları
Area Studies Social Sciences , Religion Literature Government & Law
Kurumdaki Durumu
Aktif Personel
17 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 10 / 17
Yayın Constantinopolitan modernities: Leonard Woolf, Virginia Woolf and Halide Edib(2018) Haliloğlu, Nagihan; Haliloğlu, Nagihan; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Karşılaştırmalı Edebiyat BölümüThis is a polemical paper about how a city may be perceived in different registers. Istanbul as a bartering piece in peace negotiations, as in the case of Leonard Woolf’s The Future of Constantinople (1917), and Istanbul as a space that evokes modernist responses by two female writers- one of them a young British novelist on her tour of the continent before WWI, and the other a Turkish novelist writing about her experience of the British Occupation in 1918, a year after Leonard Woolf’s tract (Brits occupied Istanbul from late Nov 1918- Sep 1923).1 Gathering these modern responses to Constantinople’s geographical and symbolic location, I try to formulate aspects of ‘Constantinopolitan modernities’ that engage with the meanings that the city has taken on and generated.Yayın 45 Ruhu: Solun iktidarla imtihanı(Turkuvaz Haberleşme ve Yayıncılık, 2018) Haliloğlu, Nagihan; Haliloğlu, Nagihan; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Karşılaştırmalı Edebiyat BölümüSiyah beyaz kareler bize ev yıkıntıları arasında oynayan çocuklar, bitlenmiş yataklar gösterir. 40’larda Avrupa’nın sokaklarında böyle görüntülerin yaşanmış olmasını bir zillet olarak yorumlayan eski tüfek solcular, günümüz Avrupa’sının orta yerindeki mülteci kamplarındaki koşullar karşısında da aynı derecede dehşete kapılmış olsalar gerek.Yayın Çorak ülke: T. S. Eliot ile I. Dünya Savaşı hatırlaması(Bilim Sanat Vakfı, 2018) Haliloğlu, Nagihan; Haliloğlu, Nagihan; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Karşılaştırmalı Edebiyat BölümüHemen hemen tüm medeniyetlerde edebiyatın en eski formlarından biri olan şiir, özellikle kafiye ve vezin kullanımından dolayı kişisel ve kültürel hafızanın muhafaza edildiği bir tür olmuştur. T. S. Eliot’ın öncülerinden sayıldığı edebi modernizm akımı, şiir türünün omurgası sayılabilecek geleneksel kafiye ve vezni sorgulayıp yerine yeni bir bakış açısı ve pratik bir biçim getirmeyi amaçlamıştır. Modernizm, şiir ve hatırlama için çok önemli olan kafiye ve vezin yerine başka bir teknik ve bazı araçlar önermiştir. Bu araçlardan biri çağrışımdır. Eliot Çorak Ülke (1922) şiirinde, birincil amacı bu olsun ya da olmasın, ‘serbest çağrışım’ı Avrupa medeniyetinin tarihi ve kültürel mirasının unsurları arasında bir uyak gibi kullanarak şiirin kültürel hafızanın muhafızlığını yaptığı geleneği devam ettirir. Eleştirmenler Çorak Ülke’nin şairin bir genç adam olarak portresini, Eliot’ın evliliğinin anatomisini ve Avrupa medeniyetinin kilometre taşlarını ihtiva ettiğinde hemfikirdirler.Yayın Ottoman chronotope for the mediterranean in Evliya Çelebi’s seventeenth-century travelogue Seyahatname(University of Malta, 2017) Haliloğlu, Nagihan; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Karşılaştırmalı Edebiyat BölümüThis article investigates the ways in which the Ottoman traveller Evliya Çelebi perceived and represented the various political powers and cultural heritages in the Mediterranean, through a reading of his seventeenth-century travelogue, Seyahatname. I argue that Evliya’s text reveals the palimpsest of political power and cultural hegemony extant in the Mediterranean of his time and attempts to legitimise Ottoman rule, employing several tropes and narrative threads. For Evliya, the Mediterranean is primarily a battlefield that has witnessed the victories and defeats of the Ottomans throughout their history. Evliya’s Seyahatame, in that sense, is within the tradition of travel writing in the service of imperial meaning-making and meaning-sustaining processes. I call the narrative structure under which Evliya’s observations are gathered the Ottoman Chronotope: a chronotope that highlights the project of sustaining a commonwealth, through ties of commerce and faith. In Evliya’s text the islands become a geography where the Ottomans’ sense of mission and empire is bolstered by ‘old books’ and oral narratives that he claims were popular particularly among the Mediterranean Greek population.Yayın Religion and re-enchantment in werner herzog and lars von trier’s work(2017) Haliloğlu, Nagihan; Haliloğlu, Nagihan; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Karşılaştırmalı Edebiyat BölümüThis paper is part of a larger project I am working on, on re-enchantment and melancholia in contemporary narratives. In it, I will focus mainly on two films as emblematic of recent approaches to religion in the global north, particularly in northwest Europe.Yayın Ling Ma’nın Kopuş romanı örneğinde bir ‘Erken Uyarı Sistemi’ olarak kadın yazını(Monograf, 2022) Haliloğlu, Nagihan; Haliloğlu, Nagihan; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Karşılaştırmalı Edebiyat BölümüBu makale, Ling Ma’nın 2018 tarihli romanı Severance’ın spekülatif kurgu çerçevesinde güncel kimlik ve anlatı meselelerini nasıl ele aldığını incelemektedir. Roman paralel bir geçmiş tahayyülüyle, 2011 senesinde New York’ta yaşanan bir pandemide şehrin son günlerini gözlemleyen ve fotoğraflayarak arşivleyen göçmen bir kadının deneyimlerini merkeze alır. Romandaki pandemi, Shen Ateşi, Covid-19’a çok benzemektedir ve şehirli göçmen kadın için şehrin kendini ‘belli ettiği’ bir kriz anı yaratır. Çin göçmeni kahramanımız Candace’tan şehirdeki pek çok ‘sağlıklı’ insanın daha hastalığa yakalanmadan Shen Ateşi semptomlarını taşıdığını öğreniriz. Bu semptomların en önemlisi hastanın aynı hareketi üst üste tekrar etmesidir. Hayatı tekrardan oluşan şehirliler için ‘sağlıklı’ ve ‘hasta’ kategorileri daha pandemi New York’a gelmeden birbirine karışmıştır. Ma romanıyla kadınların bu makalenin ‘erken uyarı sistemi’ olarak adlandırdığı yetilerine dikkat çeker. Fakat roman hakkında fazla konuşulmaması ve romandaki karakterin deneyimlerinin göz ardı edilmesi bize bu sistemin bir müddet daha dikkate alınmayacağının haberini vermektedir.Yayın The failed asabiyya and cultural suicide in Michel Houellebecq's submission [extended abstract](İlmi Etüdler Derneği, 2021) Haliloğlu, Nagihan; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Karşılaştırmalı Edebiyat BölümüSince 1994, contemporary French novelist Michel Houellebecq has been offering projections for the future where the European culture and way of life come to an end. The aim of this article is to analyze his 2015 novel Submission using concepts developed by Ibn Khaldun and to show what kind of a political project Houellebecq’s novel serves. Europe, or the Occident as Houellebecq likes to put it, as described in his novels is always being threatened by barbarians at the gates, and these barbarians almost always come from the Mediterranean. With refugee crises, Europe has indeed become wary of Mediterranean passages, and Houellebecq describes how the sea has become an uncontrollable border. Houellebecq’s novels always invite us to question the borders of the Mediterranean. This article studies the novels of a French author who claims the Greeks and the Romans as his heritage through the work of Ibn Khaldun, another author of Mediterranean heritage this time from Andalusia. In this sense, studying Houellebecq with Ibn Khaldun contributes to the discipline of provincializing Europe.Yayın The genealogy of Halide Edib’s modernist impulse in masks or souls(2017) Haliloğlu, Nagihan; Haliloğlu, Nagihan; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Karşılaştırmalı Edebiyat BölümüIn Masks or Souls, written in Paris in 1937, Turkish author Halide Edib Adıvar makes use of elements of modernist theatre to express her political views. Having been brought up in the metropolis of Istanbul, she spent time in other urban centres like London and Paris, always corresponding and exchanging ideas with literati both in Europe and Turkey. In the play I’m going to talk about, Halide Edib names Nasreddin Hoca, a country savant/sufi whose anecdotes range from the surreal to the sublime, as her inspiration. The tone of the play is informed by Hoca’s sufi embracing wit, and yet Nazım Hikmet’s ‘I want to become a machine’ poem recurs like a refrain as the modernist, futurist reflection of the sign of the times. There are several disembodied voices, poems and songs in the play: even the bodies on stage are used as masks or puppets, and thoughts are given through voice over. Masks or Souls’ aspirations are cosmological as Halide Edib brings the masks of larger than life, almost mythical figures of Nasreddin Hoca, Shakespeare, Tamurlaine and Ibn Khaldun to comment on the state of the world.Yayın Michel Houellebecq’in Teslimiyet romanında asabiyet bozumu ve kültürel intihar(İlmi Etüdler Derneği, 2021) Haliloğlu, Nagihan; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Karşılaştırmalı Edebiyat BölümüBu makale; İbn Haldun’un asabiyet, mülk ve hanedan kavramlarını tahlil birimleri olarak kullanıp Michel Houellebecq‘in Teslimiyet romanındaki karşılıklarını tespit etmektedir. Makalenin amacı; Müslüman Akdenizli bir düşünürün kullandığı kavramların günümüzde beyaz Akdenizli bir yazarın romanlarında ne kadar geçerli olduğunu inceleyip Beyaz Avrupa‘yı taşralaştırırken bir yandan da sürekliliklere dikkat çekmektir. Bu bakımdan kullanılan yöntem, karşılaştırmalı edebiyat olarak nitelendirilebilir. Makale, İbn Haldun’un asabiyet, mülk, hanedan kavramlarını merkeze almakla beraber Kuzey Avrupa’nın taşralaştırılmasını Dipesh Chakrabarty, Akdeniz’deki alışverişleri de Fernand Braudel’in kavramsal desteğiyle inceler. Houellebecq yazınının tümünde Akdeniz’i yabancı unsurların giriş yaptığı tekinsiz bir sınır olarak kurgular. Teslimiyet’te Akdeniz’den gelen yabancı unsur Müslümandır ve Müslüman bir aday Fransa’da devlet başkanı olur. Romanın anlatıcısı François Fransa’nın bu ‘çöküş’ünü ve kültürel intiharını beyaz sınıflar arasındaki dayanışma eksikliğine, beyazların Mağripli göçmenlerin kültürünü benimsemedeki gönüllülüklerine bağlar ve başa geçecek Mağrip kökenlilerin yakında beyaz Fransızların düştüğü aynı hatalara düşeceğinin sinyallerinden bahseder. Houellebecq’in anlatıcı üzerinden okurla paylaştığı tüm bu gözlemler İbn Haldun’un Mukaddime’sindeki döngüsel sosyal hareketlerin devinimleriyle örtüşmektedir.Yayın Replacement and genealogy in Jane Eyre and wide sargasso sea(Palgrave McMillan, 2018) Haliloğlu, Nagihan; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Karşılaştırmalı Edebiyat BölümüThis is a polemical paper trying to formulate a poetics of replacement and genealogy based on Charlotte Bronte’s Jane Eyre and Jean Rhys’s Wide Sargasso Sea. Thornfield, in the book Jane Eyre, is one of the most famous haunted houses of British literature where, at the superficial level, the character of Jane Eyre replaces Antoinette as the female partner of the man of the house. Thornfield and the two women in it, representing different types of femininity, have haunted both novelists and theorists for decades, and have given us the typology of the ‘mad woman in the attic’. The idea of replacement, in the context of ‘writing back’, can be seen as a larger question of the literary cannon: just as one character can be a replacement for another, so can one literary work act as replacement for another. This idea allows us to conceptualize replacement as a function of genealogy: replacement can be a mode of reiteration, or even a compulsive repetition. When it comes to the story line, the central ‘replacement’ in Jane Eyre is Rochester trying to replace Antoinette as partner; the replacement in Wide Sargasso Sea is the replacement of Jane Eyre with Antoinette as the protagonist.