Duran, Burhanettin
Yükleniyor...
Araştırma projeleri
Organizasyon Birimleri
Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
İbn Haldun Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler yüksek lisans programı disiplinin ilgilendiği konular itibarıyla günümüzde ihtiyaç duyduğumuz uzmanları ve araştırmacıları yetiştirmeyi hedefler. Uluslararası sistemde meydana gelen çatışmalar, savaşlar, insani krizler ve daha özelde ise Türkiye’nin gerek içerideki güvenlik sorunları gerekse de çevre coğrafyamızda yaşanan savaşlar, siyasi istikrarsızlıklar ve göç gibi problemleri nedeniyle iyi yetişmiş Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler uzmanlarına ihtiyacı vardır.
Adı Soyadı
Burhanettin Duran
İlgi Alanları
Türk Dış Politikası, Türk İç Politikası, İslamcılık, Türk Siyasal Düşüncesi, Ortadoğu Siyaseti
Kurumdaki Durumu
Pasif Personel
13 sonuçlar
Arama Sonuçları
Listeleniyor 1 - 10 / 13
Yayın Turkiye and the future of normalization in the Middle East(SETA, 2022) Duran, Burhanettin; Duran, Burhanettin; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler BölümüFollowing the Arab Spring, all the nations in the Middle East started to pursue a phase of regional softness after a protracted era of strife and rivalry. in many areas of the Middle East, the normalization agenda is being implemented in a coordinated manner based on specific concerns. For a number of reasons, Turkiye has emerged as both a participant in the brand-new normalization process in the Middle East and as a nation making an effort to regulate it. This research article attempts to elaborate on the dynamics of the normalization process ushered in by the Arab Spring and Turkiyes role in spearheading this process with projected outcomes aimed at long term stability in the region. Overall, the pursuit of normalization is encouraging but not without flaws due to the persistence of ideological differences and conflicts of interest among regional actors and between major international powers.Yayın Suudi Arabistan'da neler oluyor?(İbn Haldun Üniversitesi, 2017) Duran, Burhanettin; Köse, Talha; Duran, Burhanettin; Köse, Talha; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler BölümüVeliaht Selman, Suudi Arabistan’ı büyük bir dönüşüme taşıma iddiasında. Ilımlı İslam söylemi de bu dönüşüm isteğinin bir yansıması. Her şeyden önce, sadece petrol gelirleri ile Suud ekonomisinin çöküşe gittiğinin farkında. 500 milyar dolarlık yatırım çekme hedefi ve 2030 vizyonu rantiye ekonomisi olmaktan çıkma çabası. Sert Vehhâbî anlayışı sebebiyle 11 Eylül 2001’den beri aşırıcılığı beslemekle suçlanan Suud, hem yatırımcı çekmek hem de kötü imajını düzeltmek arzusunda. Söylemin iç ihtiyaçlardan çok bölgesel karşılığı olduğu görüşündeyim. Ilımlı İslam söyleminin Suud-İran rekabetinde yeni bir ideolojik hazırlık olduğunu düşünüyorum. Bilindiği üzere, Suudİran rekabeti Vehhâbîlik ve Şiîci ideoloji arasındaki kutuplaşmaya dayanıyor. Başkan Trump, Obama’dan farklı olarak aşırıcılığın hem Sünnî hem de Şiî versiyonlarını tehlikeli buluyor. Veliaht Selman, ülkesindeki aşırıcılığı 1979 İslam Devrimi’ne verilen tepkiye bağlayarak İran’ı “her türlü aşırıcılığın destekçisi” olarak konumlandırıyor. Rekabet, mezhepçi kutuplaşma düzleminde devam ederse Şiî dayanışması İran lehine öne çıkar ve “Arap kardeşliği” gölgede kalır. Bu nedenle Selman’ın, ABD desteğiyle “Ilımlı İslam” soslu yeni bir Arap milliyetçiliğine hazırlık yaptığı söylenebilir.Yayın Türkiye'nin NATO'daki duruşu(SET Vakfı İktisadi İşletmesi, 2022) Duran, Burhanettin; Duran, Burhanettin; Sezer, Ahmet; Takış, Ebrar; Atalay, Ayşenur; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler BölümüCumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçtiğimiz ay dış ve güvenlik politikası açısından yaptığı üç çıkış, başta NATO üyesi başkentler olmak üzere neredeyse tüm dünyanın dikkatini çekti. Önce İsveç ve Finlandiya'nın terörizmle mücadeledeki şartları yerine getirmedikleri için üyeliklerine sıcak bakmadıklarını açıkladı ve ikilinin NATO'ya katılım müzakerelerine başlaması için yaptıkları başvuruları veto etti. ABD Kongresindeki Türkiye karşıtı cümleleri sebebiyle "Artık benim için Miçotakis diye birisi yok" cümlesini kurdu. Daha sonra da "Güney sınırlarımız boyunca 30 kilometre derinliğinde güvenli bölgeler oluşturmak için başlattığımız çalışmaların eksik kalan kısımlarıyla ilgili yeni adımları da yakında atmaya başlıyoruz." açıklamasını yaptı. Her üç hamleyle Ankara'nın son üç çıkışının ne olduğu ve ne olmadığı iyi anlaşılmalı…Yayın Ortadoğu'da devlet dışı silahlı aktörler(SETA Yayınları, 2018) Duran, Burhanettin; Duran, Burhanettin; Duran, Burhanettin; Yeşiltaş, Murat; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler BölümüOrtadoğu’da Arap İsyanları sonrası sarsıcı bir dönüşüm yaşandı. Özgürlük, eşitlik ve adalet talepleriyle başlayan gösteriler Tunus dışında diğer bütün örneklerde akamete uğradı. Mısır’daki askeri darbe, Suriye krizinin derinleşmesi, Libya’daki çatışmaların yeniden başlaması ve Yemen’e yönelik Suudi Arabistan’ın askeri müdahalesi Ortadoğu’da var olan fay hatlarını derinleştirerek bölgedeki güvenlik krizini çok boyutlu hale getirdi. Bölge yeni bir güvensizlik dalgasıyla karşı karşıya kaldı. Terörizm hem nicelik hem de niteliksel olarak dönüşüm geçirdi ve bütün Ortadoğu coğrafyasını tehdit eden bir faktör haline geldi. Bugün Ortadoğu’da sınırların sorgulandığı, devlet egemenliğinin ciddi meydan okumalarla karşı karşıya bulunduğu, radikalleşme ve aşırıcı şiddetin yaygınlaştığı bir güvenlik iklimi hakim. Söz konusu güvenlik ikliminin oluşmasında en etkili unsurların başında şiddet temelli devlet dışı silahlı aktörlerin (DDSA) yaygınlaşması gelmektedir. Elinizdeki kitap DDSA olgusunun yeni Ortadoğu güvenlik mimarisi ve ikliminde oynadığı rollere odaklanmaktadır. Bu grupların doğaları, değişen rolleri ve bölgesel düzene yönelik ortaya çıkardıkları güvenlik risklerini ele almaktadır. Ayrıntılı ve çok yönlü analizleriyle kitapta yer alan makaleler DDSA’lar bağlamında egemenlik, jeopolitik, ideoloji, savaş, teknoloji, çatışma, terörizm, asimetrik savaş, düzensiz savaş ve şehir savaşı gibi olguların değişen karakterleri ve bunların bölge siyaseti üzerindeki etkilerine dair bulgular sunmaktadır.Yayın The crisis of the liberal world order and Turkey’s resistance(SETA, 2019) Duran, Burhanettin; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler BölümüWith the retreat of liberalism in the Western world and the US withdrawing on many global issues, the international system is undergoing serious changes. Turkey, also caught within the throes of international disorder, has been facing a variety of pressing challenges. In response, Ankara has undertaken the dual task of providing its own security and mobilizing the international community to resolve the problems in the international system. In Turkey’s new presidential system, President Recep Tayyip Erdoğan’s political and diplomatic skills play a key role in the formulation and implementation of Turkish foreign policy.Yayın Traditional rivalry or regional design in the Middle East?(SETA, 2018) Duran, Burhanettin; Duran, Burhanettin; Duran, Burhanettin; Ulutaş, Ufuk; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler BölümüThe repercussions of the Arab Spring and new polarization between Iran, Israel and the Gulf States means the Middle East faces multiple rivalries and conflicts. Saudi Arabia, the United Arab Emirates, Israel and the United States seem to have reached an agreement on certain issues in an attempt to redesign a fractured regional order. This vision is yet to be realized on the ground given the uncertainty around Washington’s global role. In assessing regional stakeholders and their potential capabilities as well as several scenes of regional conflict, the paper argues Turkey plays a traditional role in balancing tensions between Iran, the Gulf and Israel. While Turkey does not have a silver bullet, it provides ‘balancing’ support to the region, preserving neutral, middle ground.Yayın The codes of the Ak Party’s ideological transformation(SETA, 2020) Duran, Burhanettin; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler BölümüThe identity and ideology of the Justice and Development Party (AK Party), and more importantly, the transformation thereof, which came to power just one year after its establishment and has ruled Turkey for 18 consecutive years, has been the subject of heated debate. At home and abroad, there is an ongoing discussion about where the AK Party ‘wants to take Turkey.’ In this regard, a number of ideologically- charged criticisms have been voiced over the years. The most extreme lines of criticism include the accusation that the movement was a sub-contractor of Washington’s Greater Middle East Project and the charge of turning Turkey’s back on the West to join the Eurasian axis. It is important to note that the same critics identify the AK Party in various ways, ranging from ‘democratic Islamist’ to ‘religious authoritarian’ to ‘counter-revolutionary’ and ‘religious Kemalist’. In the wake of the 2009 World Economic Summit in Davos, Switzerland and the 2010 Mavi Marmara incident, the AK Party was charged with ‘returning to Islamism’ and ‘taking an authoritarian turn’. Since the 2013 Gezi Park protests, that narrative became commonplace in the Western media. Amidst those accusations, how the AK Party views its actions vis-à-vis its political platform and identity references is often ignored...Yayın The Future of global great power competition after the Coronavirus(SETA, 2020) Duran, Burhanettin; Duran, Burhanettin; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler BölümüDue to the COVID-19 pandemic, the domestic and foreign policy agendas of all countries have been turned upside down. The pandemic has brought new problems and competition areas to states and to the international system. While the pandemic politically calls to mind the post-World War II era, it can also be compared with the 2008 crisis due to its economic effects such as unemployment and the disruption of global supply chains. A debate immediately began for a new international system; however, it seems that the current international system will be affected, but will not experience a radical change. That is, a new international order is not expected, while disorder is most likely in the post-pandemic period. In an atmosphere of global instability where debates on the U.S.-led international system have been worn for a while, in the post-pandemic period states will invest in self-sufficiency and redefine their strategic areas, especially in health security. The decline of U.S. leadership, the challenging policies of China, the effects of Chinese policies on the U.S.-China relations and the EU’s deepening crisis are going to be the main discussion topics that will determine the future of the international system.Yayın Türkiye’nin deaş’la mücadelesinin kritik dönemeci: fırat kalkanı harekatı(SETA, 2017) Duran, Burhanettin; Ulutaş, Ufuk; Duran, Burhanettin; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler BölümüTürkiye, Mart 2011’de Dera’da başlayan barışçıl gösterilerden itibaren değişen metot ve kapasitelerle Suriye’de etkin aktörler arasında yer almaktadır. Gösterilerin başlamasından sonraki yaklaşık ilk altı ay boyunca Suriye rejimini Beşar Esed aracılığıyla halkın birtakım reform taleplerini karşılamaya ikna etme çabası ortaya koyan Türkiye, bu çabaların sonuçsuz kalmasıyla muhalefete desteğini açıklamıştır. Ağustos 2011’den bugüne kadar da muhalefetin yanında durup Suriye rejiminin meşruiyetini kaybettiği iddiasını sürdürmüştür. Geçtiğimiz altı sene zarfında Suriye’de çatışmaların seyri, tabiatı, sıklığı ve boyutları değişkenlik göstermiştir.Yayın A decade later: Taking stock of the Arab uprisings and Turkey’s role(SETA, 2021) Duran, Burhanettin; Duran, Burhanettin; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Sosyoloji BölümüThis article attempts to understand the outcomes of the crackdown on the Arab revolts and the lessons learned thereof: There is no doubt that the Arab revolts were corrupted shortly after their start and used to serve the interests of counterrevolutionaries. The economic, social, and political problems, which triggered the riots in 2011, have not been mitigated a decade later. In this respect, Turkey's respect for popular demands, the attractiveness of its democratic model, and it proactive foreign policy have concerned the Gulf states leading them to view Turkey as a country that they had to contain. However, Turkey's post-2016 efforts to restore the balance of power through the use of hard power prevented Saudi Arabia and the United Arab Emirates from developing a new regional blueprint under the Trump administration. Right now, there are indications that all regional powers are engaging in a fresh strategic assessment.