Ibn Khaldun and tasawwuf (sufism): a different approach to the shaykh and other relevant concepts

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

2016

Yazarlar

Küçük, Hülya

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

İbn Haldun Üniversitesi

Erişim Hakkı

Attribution-ShareAlike 3.0 United States
info:eu-repo/semantics/openAccess

Araştırma projeleri

Organizasyon Birimleri

Dergi sayısı

Özet

Discussions on whether or not a shaykh is necessary in suluk (spiritual pathway) have especially intensified in the eighth/fourteenth century, and even after Andalusian scholars had long taken care of this issue, the well-known scholar Abu Is?aq al-Shatibi (d. 790/1388) compiled a survey-like treatise on this issue by appealing to the erudition of Moroccan scholars. The Moroccan scholars include: Abu Abdullah Mu?ammad b. Ibrahim b. ‘Abbad al-Rundi (d. 792/1376) and Abu al-’Abbas A?mad b. Qasim b. ‘Abd al-Ra?man al-Kabbab (d. 778/1376). These two scholars gave their fatwa (judicial opinion) in Wanshari’s extant work Al-mi’yar almurib. Ibn Khaldun who has seen Shatibi’s Risalah put forward his views on this matter (in spite of not being a scholar of Sufism, and also not being asked of his stance). It was solely for this purpose that he had penned Shifa al-sail li tahdhib al-masail. Ibn Khaldun speaks of three kinds of Sufism in his book, and treats these three Sufistic characteristic types in relation to whether or not a shaykh is necessary.
Sülûkda bir şeyhin gerekli olup olmadığı yolundaki tartışmalar bilhassa VIII/XIV. asırlarda şiddetlenmiş, Endülüs alimleri uzun tartışmalardan sonra bile bu meseleyi halledemeyince, tanınmış alimlerden Ebu İshak eş-Şâtıbî (v.790/1388), mezkur konuda iki tarafın görüşlerini ihtiva eden anket mahiyetinde bir risale düzenleyerek bu konuda Fas alimlerinin bilgisine müracaat etmişti. Bunlar, Ebu Abdillah Muhammed b. İbrahim b. Abbad er-Rundî (v.792/1376) ile Ebu’l-Abbâs Ahmed b. Kasım b. Abdirrahman el-Kebbâb (v.778/1376) idiler. Bu iki âlimin verdiği fetvâ Venşerisi’nin el-Miyâru’l-Murîb adlı eserini içinde zamanımıza kadar gelmiştir. İbn Haldûn, Şâtıbî’nin Risâle’sini görmüş, kendisine sorulmadığı (ve bir tasavvufçu olmadığı) halde) bu konudaki görüşlerini açıklamıştır. O, Şifâu’s-Sâil li Tehzîbi’l-Mesâil adlı eserini sırf bu gayeyle kaleme almıştır. Mukaddime’sine göre tasavvufa karşı daha sert tenkitlerine muttali olduğumuz bu kitabında İbn Haldûn, üç çeşit tasavvuftan söz eder ve şeyhin gerekli olup olmadığı açısından bu üç çeşit tasavvufun mahiyetini ele alır.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Ibn Khaldun, Sufism, Sultans, İbn Haldun, Tasavvuf, Sultanlar

Kaynak

İbn Haldun Çalışmaları Dergisi

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

1

Sayı

2

Künye

Küçük, H. (2016). Ibn Khaldun and tasawwuf (sufism): a different approach to the shaykh and other relevant concepts. İbn Haldun Çalışmaları Dergisi, 1(2), 235-252.