Discursive tradition(s) as iconoclasm: The falsification of history and the emergence of oppositional Muslims in India

dc.authorid0000-0002-8868-5328
dc.contributor.advisorErkilet, Alev
dc.contributor.authorJafri, Saiyid Ashraf Husain
dc.date.accessioned2024-09-11T09:36:19Z
dc.date.available2024-09-11T09:36:19Z
dc.date.issued2023
dc.departmentİHÜ, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Sosyoloji Ana Bilim Dalı
dc.description.abstractThis thesis is based on how the (re)construction of history plays a significant role in the formation of the national 'spirit'. The (re)creation of history plays an essential role in the conceptualisation of a common primordial variable, which further helps in justifying or making up for the loss of spiritual authority in the modern nation-state. This (re)creation is an alarmingly common phenomenon in almost every modern nation-state, wherein certain instances of indigenous conflicts are taken up as proof to define a nation's historical continuity. This process ignores the epistemology of such historical events. Then, it frames them into the longue durée of a nation's history, which helps justify the primordial existence of the same. History's homogeneous (re)construction serves as the foundation of the modern nation-state building process, as the nation-state finds it incumbent to identify the 'them' to crystalise the 'us'. This thesis discusses this issue about the Indian Muslims, who, due to the British colonial histography, have been placed into the 'them' category. Presently, Indian Indian-Muslims are divided into various Islamic traditions that have come into existence due to diverse historical hermeneutical engagements with Islamic texts. In addition, this leads to a hermeneutical heterogeneity among them, and as a result, the Islamic traditions remain largely stratified. This thesis focuses on two such Islamic traditions: Ahl-e Sunnat and the Deobandi movement. The rising Hindutva (Hindu nationalism) among the Indian Hindus greatly consolidates and justifies itself through British colonial historiography, which has always presented Muslims as being inherently iconoclastic. Employing the empirical data obtained from an ethnographic study involving 21 participants, I argue that several new phenomena have emerged among young Indian-Muslims, including what we call the Pajāma -wearing Protestants and "oppositional Muslims."
dc.description.abstractBu tez, tarihin (yeniden) inşasının ulusal 'ruhun' oluşumunda nasıl önemli bir rol oynadığına dayanmaktadır. Tarihin (yeniden) yaratılması, ortak bir ilksel değişkenin kavramsallaştırılmasında önemli bir rol oynamakta, bu da modern ulus-devlette manevi otoritenin kaybını meşrulaştırmaya veya telafi etmeye yardımcı olmaktadır. Bu (yeniden) yaratım, hemen hemen her modern ulus-devlette var olan, endişe verici derecede yaygın bir olgudur; yerel çatışmaların belirli örnekleri, bir ulusun tarihsel sürekliliğini tanımlamak için kanıt olarak ele alınır. Bu süreç, bu tür tarihsel olayların epistemolojisini göz ardı eder ve daha sonra bunları bir ulusun tarihinin salon süresine çerçeveler, bu da aynı şeyin ilksel varlığını haklı çıkarmaya yardımcı olur. Ulus-devletin oluşumunda yer alan bu homojen bakış açısı, 'biz' ancak bir 'onlar' tanımlandıktan sonra tanımlanabileceği için dışlayıcı hale gelmektedir. Dolayısıyla bu tez, İngiliz sömürgeci tarih yazımı nedeniyle 'onlar' kategorisine yerleştirilen Hintli-Müslümanlarla ilgili meseleyi tartışmaktadır. Halihazırda Hintli-Müslümanlar, İslami metinlerle farklı tarihsel hermenötik etkileşimler nedeniyle ortaya çıkan çeşitli Söylemsel Gelenek(ler)e bölünmüştür. Buna ek olarak, bu durum Hintli-Müslümanlar arasında hermenötik-heterojenliğe yol açmakta, sonuç olarak İslami gelenekler büyük ölçüde tabakalı kalmaktadır. Bu tez, söz konusu iki İslami geleneğe odaklanmaktadır: Ehl-i Sünnet ve Deobandi hareketi. 'Hint-Hindular' arasında aşırı düzeyde bir dini coşkunun varlığı, Müslümanları doğaları gereği ikonoklast olarak sunmaya çalışan İngiliz sömürge tarih yazımının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Yirmi bir katılımcının yer aldığı etnografik bir çalışmadan elde edilen ampirik verileri kullanarak, genç Hint-Müslümanlar arasında pijama giyen Protestanlar ve "Muhalif Müslümanlar" gibi bazı yeni olguların ortaya çıktığını savunuyorum.
dc.identifier.citationJafri, S. A. H. (2023). Discursive tradition(s) as iconoclasm: The falsification of history and the emergence of oppositional Muslims in India. (Unpublished master’s thesis). Ibn Haldun University School of Graduate Studies, Istanbul.
dc.identifier.urihttps://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=weFMBHaUra8rsS5wi2bmHGDFnyyZslcw2cQ8IZy131Jj22Z2tu3hRCyN3GFLkKWK
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12154/3014
dc.identifier.yoktezid845942
dc.institutionauthorJafri, Saiyid Ashraf Husain
dc.institutionauthorid0000-0002-8868-5328
dc.language.isoen
dc.publisherİbn Haldun Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
dc.relation.publicationcategoryTez
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectIndian-Muslims
dc.subjectIndian-Hindus
dc.subjectNation-State
dc.subjectOppositional Muslims
dc.subjectPajāma-wearing Protestants
dc.subject(Re)creation of History
dc.subjectSpiritual Authority
dc.subjectGiyen Protestanlar
dc.subjectHint-Müslümanlar
dc.subjectHint-Hindular
dc.subjectManevi Otorite
dc.subjectMuhalif Müslümanlar
dc.subjectPijama
dc.subjectUlus-Devlet
dc.titleDiscursive tradition(s) as iconoclasm: The falsification of history and the emergence of oppositional Muslims in India
dc.title.alternativeİkonoklazm olarak söylemsel gelenek(ler); tarihin tahrif edilmesi ve Hindistan'da muhalif Müslümanların ortaya çıkışı
dc.title.alternativeİkonoklastlar olarak söylemsel gelenekler: Tarihin tahrif edilmesi ve muhalif Müslümanların ortaya çıkışı
dc.typeMaster Thesis
dspace.entity.typePublication

Dosyalar

Orijinal paket
Listeleniyor 1 - 1 / 1
Yükleniyor...
Küçük Resim
İsim:
845942.pdf
Boyut:
1.5 MB
Biçim:
Adobe Portable Document Format
Açıklama:
Tam Metin / Full Text
Lisans paketi
Listeleniyor 1 - 1 / 1
[ N/A ]
İsim:
license.txt
Boyut:
1.17 KB
Biçim:
Item-specific license agreed upon to submission
Açıklama: