Ibn Khaldun: Scientific instruction as prolonging the polity
Yükleniyor...
Dosyalar
Tarih
2018
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
İbn Haldun Üniversitesi
Erişim Hakkı
Attribution-ShareAlike 3.0 United States
info:eu-repo/semantics/openAccess
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
At a time when various forces threaten the continued life of democracy, Ibn Khaldun’s writings on education offer renewed importance to building longer lasting political regimes. In this paper, I argue that Ibn Khaldun views education as a crucial element for prolonging the polity and postponing the inevitable fall of dynasties. In the first part of the paper, I open with a discussion that situates his views within three broad debates in the literature: the first on Ibn Khaldun’s Muqaddima’s normative or descriptive nature; the second on its pessimistic or optimistic vision of human history; and the third on the role of statecraft. The second part of the paper identifies education as a crucial element for realizing the state’s ultimate objective: securing the context necessary for achieving human perfection. It also shows how scientific instruction strengthens the political well-being of the state by educating future leaders as well as perfecting the intellectual and moral character of the polity. I conclude with a discussion of the ideal instructor and Ibn Khaldun’s proposed teaching pedagogy. My paper has the potential to bring together Islamic and Western political thought and expands the political options available to Muslims within their own intellectual tradition. Ultimately, I contribute to the de-parochialization of western-dominated political theory by seriously contextualizing Ibn Khaldun within the Islamic tradition.
Demokrasilerin farklı amiller tarafından tehdit altına alınmış olduğu günümüzde, İbn Haldun’un eğitim hakkındaki görüşleri uzun dönemler boyunca sağlam kalacak siyasi nizamları tesis etmenin önemine dair mühim unsurları içermektedir. Bu makalede, İbn Haldun’un eğitimi devletlerin ömrünü uzatan ve hanedanların önlenemez çöküşünü erteleyen başlıca amillerden biri olarak gördüğünü savunmaktayız. Makalenin ilk bölümünde İbn Haldun’un görüşlerini literatürdeki üç hakim tartışmaya nispetle konumlandırıyoruz. Bu tartışmaların ilki, Mukaddime’nin normatif mi yoksa deskriptif (betimleyici) mi olduğu; ikincisi, eserdeki beşeriyet tarihinin seyrine dair tutumun iyimser mi yoksa kötümser mi olduğu; üçüncüsü ise müellife göre siyasetin rolünün ne olduğu soruları etrafında dönmektedir. Makalenin ikinci bölümünde, müellifin, eğitimi devletin en âlî maksadı olan içtimâ-i beşeriyyeyi kemale erdirmesi için gerekli olan ortamı sağlamaya giden en hayati yollardan birisi olarak kabul ettiğini tespit ediyoruz. Bu bölümde ayrıca, ilmi eğitimin devletin hayatiyetini hem devletin müstakbel idarecilerini yetiştirerek hem de devletin fikri ve ahlaki havasına kemal kuşandırarak nasıl desteklediğini izah ediyoruz. Makalemizin sonuç bölümünde ise İbn Haldun’un teklif ettiği eğitim pedagojisi ve ideal eğitmen modelini değerlendiriyoruz. Makalemizde İslam ve Batı siyaset düşüncesini cem ederek Müslümanlara kendi fikri geleneklerinde ne gibi siyasi teklifler bulunduğunu göstermeyi hedeflemekteyiz. En nihayetinde, İbn Haldun’un fikriyatını ait olduğu İslami gelenek içerisinde anlamlandırmaya çalışarak Batı-merkezci siyaset teorisi alanının ufkunun genişlemesine katkı sunmayı ümit ediyoruz.
Demokrasilerin farklı amiller tarafından tehdit altına alınmış olduğu günümüzde, İbn Haldun’un eğitim hakkındaki görüşleri uzun dönemler boyunca sağlam kalacak siyasi nizamları tesis etmenin önemine dair mühim unsurları içermektedir. Bu makalede, İbn Haldun’un eğitimi devletlerin ömrünü uzatan ve hanedanların önlenemez çöküşünü erteleyen başlıca amillerden biri olarak gördüğünü savunmaktayız. Makalenin ilk bölümünde İbn Haldun’un görüşlerini literatürdeki üç hakim tartışmaya nispetle konumlandırıyoruz. Bu tartışmaların ilki, Mukaddime’nin normatif mi yoksa deskriptif (betimleyici) mi olduğu; ikincisi, eserdeki beşeriyet tarihinin seyrine dair tutumun iyimser mi yoksa kötümser mi olduğu; üçüncüsü ise müellife göre siyasetin rolünün ne olduğu soruları etrafında dönmektedir. Makalenin ikinci bölümünde, müellifin, eğitimi devletin en âlî maksadı olan içtimâ-i beşeriyyeyi kemale erdirmesi için gerekli olan ortamı sağlamaya giden en hayati yollardan birisi olarak kabul ettiğini tespit ediyoruz. Bu bölümde ayrıca, ilmi eğitimin devletin hayatiyetini hem devletin müstakbel idarecilerini yetiştirerek hem de devletin fikri ve ahlaki havasına kemal kuşandırarak nasıl desteklediğini izah ediyoruz. Makalemizin sonuç bölümünde ise İbn Haldun’un teklif ettiği eğitim pedagojisi ve ideal eğitmen modelini değerlendiriyoruz. Makalemizde İslam ve Batı siyaset düşüncesini cem ederek Müslümanlara kendi fikri geleneklerinde ne gibi siyasi teklifler bulunduğunu göstermeyi hedeflemekteyiz. En nihayetinde, İbn Haldun’un fikriyatını ait olduğu İslami gelenek içerisinde anlamlandırmaya çalışarak Batı-merkezci siyaset teorisi alanının ufkunun genişlemesine katkı sunmayı ümit ediyoruz.
Açıklama
Anahtar Kelimeler
Ibn Khaldun, Education, Scientific Instruction, Politics, Political Science, İbn Haldun, Eğitim, İlmi Eğitim, Siyaset, Siyaset Bilimi
Kaynak
İbn Haldun Çalışmaları Dergisi
WoS Q Değeri
Scopus Q Değeri
Cilt
3
Sayı
2
Künye
Shareef, U. (2018). Ibn Khaldun: Scientific instruction as prolonging the polity. İbn Haldun Çalışmaları Dergisi, 3(2), 239-258.