Türk Yahudi kimliğinin üç temel taşı: Aidiyet, vatandaşlık ve asabiyet

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

2018

Yazarlar

Gülsoy, Sait

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

İbn Haldun Üniversitesi

Erişim Hakkı

Attribution-ShareAlike 3.0 United States
info:eu-repo/semantics/openAccess

Araştırma projeleri

Organizasyon Birimleri

Dergi sayısı

Özet

Osmanlı Devleti’nin devlet ve toplum yapısından kaynaklanan sosyokültürel mirası devralan Türkiye Cumhuriyeti, tarih sahnesinde mecburi ve ani bir kesikle, ulus devlet hüviyetinde teşekkül etmiştir. Söz konusu sosyokültürel miras özellikle vatandaşlık, kimlik ve haklar konularında, gerek gündelik yaşamda gerekse de idari alanda tezahür eden sorunlara sebep olmuştur. Yaşadıkları sosyokültürel deneyim Türkiye Cumhuriyeti’nin dini cemaatlerinden birisi olan Yahudi toplumunu özgün kılmıştır. Anadolu coğrafyasındaki varlığı İsa peygamberden önceye dayanan Yahudi grupları, Bizans sonrası Osmanlı himayesine girmişlerdir. On beşinci yüzyılın sonlarında İspanya’da ve Portekiz’de kurulan engizisyon mahkemelerince sürgün edilen Yahudiler, Osmanlı Devleti’ne sığınmışlardır. Türkiye Cumhuriyeti kurulana kadar geçen süreçte artan Yahudi nüfusu, kimi itici sebepler ve İsrail Devleti’nin kurulması sonucunda Türkiye’nin verdiği dış göç ile azalmıştır. Bu çalışma, Türk Yahudi toplumunun kimlik inşası sürecinde kurulan aidiyet ve vatandaşlık bağı ile asabiyet ilişkisine odaklanacaktır. Bu odağın merkezinde aidiyet bağı olarak toprak ve tarih, vatandaşlık bağı olarak vergi ve askerlik ile birlikte asabiyet ilişkisi olarak da sığınılacak bir liman olarak güçlü İsrail devletinin varlığı yer almaktadır.
In the early 20th century, the Republic of Turkey has emerged as a nation state from the ashes of the Ottoman Empire from which it had derived its state and sociocultural structure. In fact, the sociocultural heritage has led to a great number of serious issues, especially in terms of citizenship, identity and rights, administration, and, even in daily life in the newly-founded republic. With their distinct sociocultural experience, the Jewish community, one of the many religious communities in Turkey, has distinguished itself from the other communities. Although the Jewish community had been under the protection of the Ottoman Empire for centuries, their existence in Anatolia roots back to earlier centuries, even millennials. Additionally, in the late 15th century, the Jews that are exiled from the Iberian Peninsula by inquisitions took refuge in the Ottoman Empire. With the occurrence of some disturbing events in the country and the establishment of the Jewish state, Israel, their population has significantly decreased due to emigrations over the years. In this study, the main pillars of the construction of the identity of Turkish Jewish community in terms of “belonging”, “citizenship” and “asabiyet”. Not only does the study analyze the presence of Israel State as a “safe shelter”, but it also discusses the notion of land and history, and the laws regarding taxation and conscription with regarding to belonging and citizenship respectively.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Aidiyet, Vatandaşlık, Asabiyet, Yahudilik, Türkiye, Belonging, Citizenship, Jews, Turkey, Asabiyyah

Kaynak

İbn Haldun Çalışmaları Dergisi

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

3

Sayı

1

Künye

Gülsoy, S. (2018). Türk Yahudi kimliğinin üç temel taşı: Aidiyet, vatandaşlık ve asabiyet. İbn Haldun Çalışmaları Dergisi, 3(1), 133-140.