İHÜ Araştırma ve Akademik Performans Sistemi
DSpace@İHÜ, İbn Haldun Üniversitesi’nin bilimsel araştırma ve akademik performansını izleme, analiz etme ve raporlama süreçlerini tek çatı altında buluşturan bütünleşik bilgi sistemidir.

Güncel Gönderiler
Küreselleşme çağında İslam bilim geleneği
(Beytü’l-Hikme İslam Düşüncesi Enstitüsü, 2026) Açıkgenç, Alparslan; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Felsefe Bölümü
Küreselleşme sadece günümüzün bir gerçeği değil aynı zamanda insan mahiyetinin önemli bir unsurudur. Küreselliğin insan mahiyetinin bir unsuru olmasından kastettiğimiz şudur ki, insanlarda devamlı başka çevrelere açılma hasreti vardır. Tarih bunun örnekleri ile doludur. Örnek verecek olursak insanlığın ilk dönemlerden beri birçok toplum bulunduğu yeri terk ederek yeryüzünde başka yerleri keşfetmeye ve daha çok arzuladıkları bir bölgeyi buluncaya kadar dolaşıp durmuşlar ve sürekli yeni keşifler yapmışlardır. Bunun dışında Cengiz Han gibi geniş topraklara sahip olma arzusu insan fıtratındaki öteleri keşfetme hasretini bir ölçüde yansıtmaktadır. Şüphesiz ki, Orta Asya’dan göç eden Türk kabilelerinin birkaç yüzyılı kapsayan ve Avrasya tarihinin büyük bir kısmını yeniden şekillendiren bir dizi önemli hareketlerin tarihi de bunun güzel bir örneğidir. Erken göçler bu bölgeden yaklaşık 4. - 6. Yüzyıllar arasında gerçekleşmiştir. Bilinen en eski Türk kabileleri, Orta Asya bozkırlarında, özellikle günümüz Moğolistan, Kazakistan ve Sibirya yakınlarındaki Altay Dağları çevresinde ortaya çıkmıştır. Göktürk İmparatorluğu (552-744), organize Türk yayılmasının başlangıcını işaret eden ilk büyük Türk imparatorluklarından biridir. Bu dönemde, Türkçe konuşan halklar batıya doğru yayılmaya başlamış ve Orta Asya steple- rinde önemli bir varlık göstermiştir. Yine 8. - 9. Yüzyıllardaki Uygur göçü güzel bir örnek teşkil etmektedir. 8. yüzyılda, Türk kabilesi olan Uygurlar, Göktürk Kağanlığının çöküşünün ardından batıya doğru göç ettiler. Sonunda Moğolistan bölgesine yerleştiler ve daha sonra Doğu Türkistan’a (günümüz Çin’in Sincan bölgesi) taşındılar...
Reusable instruments for active learning-oriented online faculty development: Design frameworks, inventories and protocols
(İlyas GÖRGÜT, 2026) Bulut, Mehmet Akın; Eğitim Bilimleri Fakültesi, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü
Active learning is widely promoted in higher education, yet research and practice often suffer from limited transparency regarding the instruments used to design, implement, and evaluate active learning–oriented faculty professional development (PD). While many studies report positive outcomes, fewer provide sufficiently detailed descriptions of the pedagogical frameworks, inventories, lesson planning tools, and data collection instruments that enable replication or adaptation across contexts. This article addresses this gap by presenting a coherent set of research and design instruments developed and applied within a doctoral study and an associated qualitative case study of an asynchronous, microlearning-based faculty PD program. Grounded in constructivism and operationalized through Fink’s Active Learning Design model, the instrument set includes: (a) Fink’s active learning lesson plan flow and rubric (2003), (b) a low–moderate–high complexity Active Learning Inventory by van Amburgh (2007), (c) a microlearning-oriented MOOC design framework, (d) an online community of practice (CoP) design, and (e) semi-structured interview, observation, and reflection protocols adapted from evidence-based studies. Rather than reporting empirical findings, this paper documents the structure, purpose, and application logic of each instrument to support reuse, adaptation, and conceptual transfer by other researchers and instructional designers.
Dijital ve fiziksel arasında hibrit bir performans mekânı: Üsküdar Uncular Sokağı’nın mekânsal dönüşümü ve yeni Müslüman gençlik pratikleri
(Fecr Yayın, 2026) Yeşil, Yunus; Başak, Mehmet Ali; İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Sosyoloji Bölümü
Bu çalışma, İstanbul’un tarihsel ve manevi dokusuyla özdeşleşmiş Üsküdar ilçesinde yer alan Uncular Sokağı’nın, son beş yıl içerisindeki sosyo-mekânsal dönüşümünü ve bu dönüşümün merkezinde yer alan dindar-muhafazakâr gençliğin yeni sosyalleşme pratiklerini merkeze almaktadır. Son yıllara kadar nalbur, hırdavatçı gibi küçük esnaf dükkânlarının ve geleneksel meyhanelerin domine ettiği bir sokak olan Uncular, bugün onlarca üçüncü nesil kahve dükkânının açıldığı ve birçok dini mekân ile İslami STK’nın içinde barındığı hibrit bir kamusal alana dönüşmüştür. Bu çalışma, bu dönüşümü sadece fiziksel bir soylulaştırma projesi olarak değil, aynı zamanda dindar öznelliğin modern tüketim kültürü, dijital performans ve kamusal görünürlük arzusuyla kurduğu yeni ilişkinin bir tezahürü olan post-İslamcı bir mekân inşası olarak ele almaktadır. Araştırmanın metodolojisi, çok-alanlı etnografi yaklaşımıyla tasarlanmıştır. Bu kapsamda, sokağı aktif olarak kullanan üniversite öğrencileri ve mezunları, bölgede çalışan kafe personelleri ve uzun süreli müdavimler ile gerçekleştirilen 22 derinlemesine mülakat ile sokağın fiziksel atmosferine dair bir yıla yayılan katılımcı gözlemler ve X (Twitter) platformu üzerinden toplanan dijital verilerin söylem analizi sentezlenmiştir. Çalışmanın temel argümanı, Uncular Sokağı’nın fiziksel sınırlarını aşarak dijital mecralarla bütünleştiği ve dindar gençlik için hem seküler kamusallıktan bir kaçış alanı (safe zone) hem de kendi cemaati içinde bir performans sahnesi işlevi gördüğüdür. Araştırmanın en özgün bulgularından biri, Uncular Sokağı’nın dindar gençler arasındaki tanışma ve eş seçme pratiklerinde bir dönüşüm yaratmış olmasıdır. Sokak, aile denetimli ve ev içi odaklı geleneksel görücü usulü modellerin yerini alan, dijital etkileşimlerle (X üzerinden takipleşme, mentleşme ve stalklama) beslenen ve kamusal alanda icra edilen muhafazakâr date veya evlilik görüşmesi ritüelleriningerçekleştiği bir yer haline gelmiştir. Bu yeni formda gençler, dini meşruiyet zeminini evlilik amacı etiketi altında korurken, pratik düzeyde modern flört yöntemlerini kullanmaktadır. Sokağın dar yapısı ve masaların birbirine yakınlığı, podyum etkisi yaratarak, gençlerin birbirini izlediği ve sosyal medyada Muhafazakâr Magazin olarak adlandırılan bir dijital denetim ağı oluşturmaktadır. Bulgular ayrıca, Kadıköy veya Beşiktaş gibi seküler eğlence merkezlerinde yabancılaştırıcı bakışa maruz kalan dindar gençlerin, Uncular’daValide-i Cedid Camii’nin manevi atmosferi ile modern kafeler arasında bir iç huzur bulduklarını göstermektedir. Ancak bu güvenli alan, kendi içerisinde katı bir estetik rejim ve Uncular tayfası, meftun/meftune gibi karikatürize edilmiş dijital kimlikler üretmektedir. Sonuç olarak çalışma, Uncular Sokağı deneyiminin Türkiye’deki dindarlığın modernite, kapitalist tüketim pratikleri ve dijital kimlik performanslarıyla nasıl müzakere edildiğini gösteren hibrit bir fijitalkamusallık örneği olduğunu savunmaktadır.
Language as power in the language teacher education ecosystem
(Cambridge University Press, 2026) Kamali, Jaber; Rektörlük, Yabancı Diller Okulu
This Element aims to examine how language operates as power across the ecosystem of language teacher education (LTE). It maps how language-as-power (LaP) works at three layers: microsystem (teachers and classrooms), mesosystem (institutions), and macrosystem (socio-politics). Section 1 surveys LaP historically, tracing its historical evolution from Plato to contemporary theorists and showing how these ideas shape LTE. Building on this history, Sections 2–4 unpack LaP across ecological layers: microsystem, mesosystem, and macrosystem. Section 5 looks forward, analyzing AI’s redistribution of power at each scale, and applying a 3Ps (possible, probable, and preferable) futurology to chart potential pathways. Anchored in experiences from the Global South, the Element argues that LaP in LTE needs awareness and action. It offers ideas on how to address these issues in LTE through solutions such as widening epistemic access, contesting monolingual norms, and institutionalizing dialogic, justice-oriented professionalism and trans-speakerism, to name a few.
Frugal innovation in the Turkish leather industry: Roles of knowledge management, transformational leadership, and sustainable investment
(Conscientia Beam, 2026) Şahin Edlbi, Şeyma; Yılmaz, Mustafa Kemal; Yönetim Bilimleri Fakültesi, İşletme Bölümü
This study examines the impact of knowledge management, transformational leadership, and investments on frugal innovation in 40 Turkish small and medium-sized leather companies for the year 2024. Quantitative data were collected using a semi-structured questionnaire and analyzed with PLS-SEM. Additionally, interviews with senior managers were categorized and coded for qualitative analysis of frugal innovation and knowledge management practices. The results indicate that transformational leadership, knowledge management, and investments significantly contribute to frugal innovation. Moreover, knowledge management is the strongest predictor of frugal innovation (β=0.421, p<0.001), followed by investments (β=0.313, p=0.042), whereas transformational leadership is the strongest predictor of knowledge management (β=0.521, p<0.001). These findings demonstrate that organizations' intangible capabilities, such as knowledge, skills, and organizational culture, facilitate frugal innovation when operating under resource constraints. The evidence further suggests that effective knowledge management practices can serve as an alternative to additional investments in tangible assets, such as machinery or technology. The results offer valuable insights for managers to align investments with a knowledge-driven strategy and to adopt transformational leadership that promotes knowledge sharing for frugal innovation. From a practical perspective, this research provides managers and policymakers with useful, evidence-based recommendations to enhance competitiveness and sustainability in traditional manufacturing sectors through frugal and knowledge-based innovation approaches.






















